• BIST 77.717
  • Altın 128,110
  • Dolar 2,9818
  • Euro 3,3020
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

Umut Şeytan'ın Fahişesidir

28.12.2015 06:00
Umut Şeytan'ın Fahişesidir
Sedat Memili özel.

Zannediyorsunuz ki, Yeni Yıl daha güzel olacak.

Hiç umutlanmayın; Yanılırsınız.

Fakat yanılmış olmanın da sizi ziyadesiyle etkilemediğini düşünmeye başladım.

Hatta başka şeylerde düşünmeye başladım; doğruları değil, yalanları sevmeye başladığınızı ve gerçeklerden korkup köşe bucak kaçtığınızı da düşünmeye başladım.

Öyle ya, sizi matematik gerçeklik rahatsız ediyor, gelin görün ki tasavvuf da mutlu edemiyor.

Şimdi şöyle bir durumdasınız, matematiği sevmediğiniz (fizik, kimya, mantık vs…) için, sağlıklı düşünemiyorsunuz; Tasavvuf’unda ruhuna nüfuz etmediğiniz için mutluluğu bulamıyorsunuz.

Çünkü şunu da bilmiyorsunuz; Matematik ile Tasavvuf arasında kopmayan sıkı bir bağ vardır.

Matematiği kavrayamayan, Tasavvufu’da kavrayamaz. Tasavvuf’tan mtematik mantığı kaldırın geriye hurafe ve boş inanç kalır. İmdi olan da bu…

cengiz-anilin-gönderisinden.jpgçocuk-gelinmiş....jpgeski-ama-bitmeyen-bir-hikaye.jpg

U yüzden mutlu değilsiniz, bu yüzden bir hedefiniz yok, sadece umudunuz var.  

Şimdi Yeni Yılın daha iyi olacağını düşündürecek hangi verilere sahipsiniz? 

Elinizde, sağlıklı hiçbir veri olmadığı için, umutlanmaktan başka çareniz yoktur. Ve o çareye başvurup kendinizi aldatıyorsunuz.

BU YOL İNSANLIĞI KURTARAMAZ

Önce şunu kavrayın; bindiğiniz geminin kaptanı felaket rotasını izliyor. Sizi kurtuluşa değil, kayalıklara doğru götürüyor. Siz böyle bir gemide kamaranızda sıcak yataklarla olmakla kurtulamazsınız. Sizin aymazlığınız yüzünden, olayların farkında olanlar da kayalarda parçalanacak ve boğulacak. Sizin günahınızı onlar da çekecek.

Ne olacağını anlamak için önce olana bakın.

Türkiye’de 1980 yılında toplam yabancı şirket sayısı 78 idi. DSP-MHP-ANAP Hükümeti’nin sonuna kadar bu sayı 6.683 oldu; şimdi ise (2015 Haziran) bu sayı 44.819’a ulaştı. Yani ülkemin askerler işgaline gerek kalmadı.

Bu felaketi güzel yorumlayacak kadar matematik ve ekonomi bilgisinden yoksun cahiller her tarafta var. Bir rakam daha 2000 yılında 2.500 Adet olan zincir ve market sayısı 2014 yılında 44.810’a yükselmiştir. Bir marketin yerel ekonomide 73 ayrı dükkanın açılışına engel olduğunu söylüyor araştırmalar. Bu karşılaştırma saba bir şey ifade etmiyorsa umudun ne işe yarar?

Yabancı ülke tarafından işgalin ve sömürge olmanın ne olduğunu bile bildiğinizden şüpheliyim.

Türkiye’de Pancar ve Tütün Üreticisi tasfiye edilmiştir. Tohum’un özgürlüğü kaldırılmıştır. Yüzlerce televizyonda, gece gündüz din ve ahlak konuşması yapan ultra cahillerin, tohumların özgürlüğünden söz etmemesi ayrı bir felakettir.

1998 yılında 450 Bin olan Pancar üreticisinin sayısı 2014’te 130 Bine düşmüştür. Artık pancar üretemeyen 320 Bin aileye ne oldu diye merak etmeyen ve çözüme katkı sunmayan insanın din konusunda da konuşmaya hakkı olmadığını düşünüyorum.

Peki ya şeker üretimi?  Artan nüfusla şeker üretiminin de artması gerekirken, 1998’de 22 milyon ton olan üretim, 2014’de 17 milyon tona düşürüldü. İthal şeker ve kanserojen tatlandırıcı patladı. Sonra vay efendim kanser, vay efendim obezite… 2002-2014 arasında 22.777.349 kg tatlandırıcı ithal edildi, 149.791.381 Dolar para ödendi.

Bir de tütün üreticisi: 2002’de 405.882 olan tütün üreten aile sayısı 2014’de 65.000'e, 159.521 ton olan üretim 68.000 tona düşürüldü. Tekel fabrikaları Amerikan şirketine verildi. Sigara kaçakçılığı patladı. Yakalanabilen kaçak sigara sayısı 2002’de 1,9 milyon paket iken, 2014'de 108 milyon pakete tırmandı.

Televizyondaki adamlar neden bunları konuşmaz da, şimdi burada tekrar etmeye gerek bile duymadığım eften püften şeyleri konuşurlar.

Halkım hala kendisiyle alay edildiğini anlamış durumda değildir.

Gerçekten Yeni Yılda daha mutlu olmak için ne çözüm önerin var…

Sadece umutların mı var? Geç kardeşim onları

İş Kazaları deniyor, yeni anlatımla iş cinayetleri. 1983 - 2003 arasında 20 yılda 499 madenci katledildi. 2003-2014 arasında 11 yılda 1075 madenci katledildi. 
Toplam iş cinayeti sayısı 11 yılda 14 bin 424 oldu.

Siz umutlanmaya devam edin, ben rakamların diliyle konuşmaya devam edeyim.

İntihar patlaması: 2007-2013 arasında 20 bin 702 kişi canına kıydı. 2002’den bu yana cezaevlerinde canına kıyan sayısı 384’e ulaştı. Ataması yapılmayan 40 öğretmen canına kıydı. Atama bekleyen öğretmenlerin üçte birinde canına kıyma eğilimi saptandı. 
4/C cehenneminde çalışmaya zorlanan 13 işçi canına kıydı.

Bunlar size hiçbir şey ifade etmiyor değil mi? Peki,

fazla-söz-gerekmez.jpg

Çocuk cinayeti ve cinsel suç: Çocuk gelin sayısı son 3 yılda 130 binin üzerinde.
2014’de aile içi şiddette 15 çocuk öldürüldü, 24 çocuk intiharla canına kıydı. 
Çocuk seks kölesi, 50 bine ulaştı. Son 3 yılda cinsel saldırıya uğrayan çocuk sayısı 70 bin, kaybolan çocuk sayısı 27 bin. 2014’de sokakta yaşayan çocuk sayısı 641 bin, uyuşturucu kullandığını tespit edilen 273 bin 571. 5-17 yaş arası 8 milyon çocuk işyerlerinde, 41 bin çocuk sokakta çalışıyor ya da dileniyor. (Yine kavramları doğru koyma adına şunu dillendiriyor bazı çevreler. Çocuk gelin yoktur; tecavüzcü ve sapık insanlar, ahlak yoksunu aileler ve bunları koruyan yasalar vardır. Katılıyorum)

Bu arada söylememde yarar, bu rakamlara Suriyeliler dâhil değildir.

Kadın cinayetleri: 2002’de öldürülen kadın sayısı 66 idi. 2003’de 83, 2004’de 164, 2005'te 317, 2006'da 663, 2007'de 1011, 2008'de 806, 2009'da 1126, 2010'da 217, 2011'de 121, 2012'de 210, 2013'de 237, 2014’de 281 olmak üzere AKP döneminde öldürülen kadın sayısı 5302'yi buldu. Aile içi kadına şiddet sayısı, 2008’de 661 idi, 2014’de 11.217’ye tırmandı. 
2008-2014 arasında toplam 39 bin 991 kadın aile içinde şiddete uğradı.

Tutuklu ve hükümlü sayısında patlama:  1994’te nüfus 60 milyon, cezaevlerindeki kişi sayısı 38 bin 931 idi. Nüfus % 49 artış ile 78 milyon oldu, tutuklu ve hükümlü sayısındaki artış, % 400 ile 152 bin 335’e ulaştı. Oysa 12 Eylül’de bile 79 bin 786 idi. 
2002-2012 arasında 106 adet yeni cezaevi, 21 adet ek bina yapıldı.

Suç patlaması: Uyuşturucu, hırsızlık ve adam öldürme % 600 oranında arttı. 30 bin 922 kişi hırsızlıktan, 26 bin 697 kişi uyuşturucudan, 26 bin 578 kişi adam öldürmeden cezaevine girdi.

Türkiye uyuşturucu cenneti oldu: 50’li yıllara kadar uyuşturucu yok gibiydi. 
1969’da 578 kilo uyuşturucu, 22 adet uyuşturucu hap yakalanmıştı.

1980-2014 arasında 17 liman satıldı, uyuşturucu patladı. 2011’de 6,5 ton eroin, 46 ton esrar, 106 kilo afyon, 1457 kilo kokain, 1 milyon 335 bin 326 adet ecstasy ve 123 captagon ele geçirildi. Aynı yıl, 6,5 ton eroin yakalanabilmiş, giren eroin miktarı 82 ton olmuştu.

Uyuşturucu kurbanında patlama: 2012’de 187 bin 329 kişi uyuşturucudan hastaneye gitti. 
Uyuşturucu kullanma yaşı 10 yaşın altına indi. 27 uyuşturucu tedavi merkezinin 4’ü çocuklar içindi. 2008-2013 arasında uyuşturucudan ölen sayısı 928 idi. Uyuşturucudan tutuklanan 2000’de 4 bin 348 iken, 2012’de tam 26 bin 209’a çıktı. Emniyet güçlerinin bütün çabasına karşın, bu olaylarda düzelme beklemiyorum. Çünkü sistemin kendisi suç ve suçluyu üretiyor.

UMUT, ŞEYTANIN FAHİŞESİDİR

Protestan Mezhebinin kurucusu Martin Luther, akıl ve aklın simgelerini “Şeytanın Fahişesi” olarak tanımlamaktadır. Ben bu deyim üzerine çok düşündüm. Ve şu sonuca vardım;

Şeytanın Fahişesi akıl değil, Umut’tur…

Umut’tur biz yanıltan, aldatan ve uyuşturan…

Bu güne kadar insanlara verilmiş Umut’tan daha büyük bir uyuşturucu keşfedilmemiştir.

Kapalı olan bir çanta içerisinde ne var diye sorulduğunda, herkes farklı yanıt verir. Ve herkes, kendi aklı, mantığı, istek ve beklentilerine göre istediği şeylerin var olasına umutlanabilir.

Ama çanta açıldığında içindeki eşyanın ne olduğunu bilinince bütün umutlar yerini “bilgiye” bırakır. İnanç için de aynı örnek geçerlidir.

Bilgi ile umut, yan yana olamayan iki kavramdır. Matematiksel olarak şöyle de anlatabilirim.

Bilgi azaldıkça umut artar; bilgi arttıkça umut azalır.

Bilginin sonsuz hali Umudun sıfir hali, bilginin sıfır hali ise umudun sonsuz halidir.

Bilgi sonsuz olmadığına göre umut denien insanlık belası her zaman olacaktır.

Aslında “Umut” yerine “hedef”in konması, işte insanlığın ihtiyacı budur.

Bulanık suda balık olduğunu umut ederiz. Ama suyun bulanıklığı giderilince, balık olup olmadığı bilinir. Matematik İle donanmış akıl, bulanık suda balık olduğunu umut etmektense, suyun bulanıklığını gidermeyi hedefler.

UMUT BULANIKLIĞIN ÇOCUĞUDUR

Umut, bulanıklık, belirsizlik ve karanlığın sevimli çocuğudur.

İşte yüz yıllardır, egemen sistemin topluma unutturmaya çalıştığı budur.

Evet konumuz itibarı ile; Böyle bir gemi, bu kaptanlar ve bu rota ile yeni yıl hakkında umutlanmak, gönüllü körleşmek ve yalanla avunmakla eş anlamlıdır.

Bence hedefler koyun hayatınıza; somut hedefler.

Ve bu hedeflerin peşinen gidin. Hele bu hedef toplumsal kurtuluşa katkı koyacak bir hedef ise eh ne ala.

Yoksa yukarıda verdiğim rakamların devamı var, hepsini yazmadım.

Ve şunu bilin değerli okuyucu kasıtlı olarak sert ifadeler kullanıyorum. Bana kızıp sinirlenmenizi göre alıyorum; ne uğruna biliyor muşunuz? Aranızdan sadece bir kişi bile “Bu adan acaba doğru mu söylüyor?” diye düşündürebilme uğruna.

Temennime gelince elbette Yeni Yılın sizin için iyi geçmesini temenni ediyorum.

Umuda yer vermeyen, hedefli ve emek harcayalar ulaşacağınız yeni bir yaşam dileğiyle.

i̇şte-içinde-matematik-olmayan-inanç.jpgi̇ştekastettiğim-matematik-kamile-güngör-kocanin-gönderisinden-(2).jpgprof.-dr.-tuğrul-oğulatanin-gönderisinden.jpgserdar-memili-gönderisinden-2.jpg

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • "Çiftçilik peygamberler mesleğidir"15 Haziran 2016 Çarşamba 06:00
  • Ak Parti ile gönül bağımız var09 Haziran 2016 Perşembe 06:00
  • Hastane çöplerini okulun önüne atıyor!09 Haziran 2016 Perşembe 06:00
  • Siyon protokolleri -7. bölüm06 Haziran 2016 Pazartesi 09:12
  • Fatma Akdoğan: Kanseri tedbir önler, moral yener03 Haziran 2016 Cuma 06:00
  • "Hayalet hükümdarlar dikeceğiz..."01 Haziran 2016 Çarşamba 06:00
  • Ozan Şükrü Çakır'ın gözüyle: Atatürk ve şiir26 Mayıs 2016 Perşembe 06:00
  • ETD Yapı: Malzeme insana saygı göstermeli25 Mayıs 2016 Çarşamba 06:00
  • Kıvanç: Adana'nın değerleri siyaset üstüdür23 Mayıs 2016 Pazartesi 09:31
  • 4 mevsim portakal çiçeği21 Mayıs 2016 Cumartesi 11:31
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim