• BIST 77.898
  • Altın 128,241
  • Dolar 2,9840
  • Euro 3,3058
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

Usta değil, çırak çıkarsınız!

09.06.2012 11:39
A.Kadir TUNÇER / Yazar

A.Kadir TUNÇER / Yazar

Merhum Erbakan’ın siyasi literatürümüze kazandırdığı ve sıkça kullandığı bir benzetme olan “Pansuman Tedbirler” tabiri, içinde bulunduğumuz konjonktürü ne de güzel ifade ediyor.

 Yazmamız gereken önceliklerimizin sıralaması çok hızlı değişiyor. Çoğu zaman; herkesin yazması istenilen bir “yönlendirme” kasırgası estiriliyor toplum mühendislerimiz tarafından.. Buna isyan etmediğim anlar olmuyor değil.. Yine de iç içe girmiş meseleler bataklığında çırpınan bir coğrafyanın, yaramaz mahalle çocuklarının kümelendiği, oynayan ve seyredenlerin aynı sahneyi paylaştığı bir tragedyanın tam orta yerinden birkaç tespitte bulunmaya, bilen dost ve düşünürlerimiz için ise hatırlatmada bulunalım.

 Yazılarımızı takip eden dostlar hatırlayacaklardır. Polemikten uzak durarak, iliklerimize kadar hissettiğimiz acılarımızı, kaygı ve düşüncelerimizi, eleştirilerimizi önerilerimizle birlikte sunup paylaşmaya çalıştık. En sağlıklı metodolojinin bu olabileceği düşüncesiyle.. Yine benzer yazılarımızdan birinde; biriken ve kangrene dönüşen sorunlarımızı çözmenin nirengi noktalarını paylaşmış, inkarı mümkün olmayan gerçeklerimizin birer yığına dönüşerek, bizler ile gelecek nesillerimiz arasında set olabileceğini dile getirmiştik. Şimdi yine aynı durumla karşı karşıya geliyoruz.

 Geçen şubat ve mart aylarında Kayseri’de, geçtiğimiz ay İzmir’de, birkaç gün öncesi Adana’da ve hemen ardından yine İzmir’de sahnelenen “Başörtüsü” tragedyası..

 Yaşananları ve olayın kahramanlarını bir bir yazmanın gereksiz olduğunu, konuya zaten vakıf olduğunuzu düşünerek es geçiyorum.

 Vatandaşlarımızın STK’lar nezdindeki infialleri, özellikle Adana Sivil Toplum Platformu üyeleri başta olmak üzere, basın ve yayın organları, ulusal ve yerel ölçekteki yazar ve çizerler, en seri şekilde toplumsal tepkimelerini, demokratik çerçevede yerine getirmenin çabası içine girdiler. Helezon dalgası kısa süre içinde genişledi. İçten içe öfke humması kentin üzerinde gezinirken; Adana Valisi Sayın Hüseyin Avni COŞ’un seri hamlesi, Milli Eğitim Müdürlüğü nezdinde açılan soruşturma ve kendi başına hareket etmediğini düşündüğüm okul müdürünün -şimdilik kaydıyla- işten el çektirilmesi, toplumsal ölçekte acıları dindirmese de, depremin küçük çapta geçmesine vesile oldu.

 Bu zorlu dönemeçte Sayın Vali Coş, yerinde hamleleri ile krizi doğru yönetti diyebilirim. Ancak bu iş sayın valiyi de aşar! Yargıyı da zorda bırakır! Çocuklar yeniden “bina”yı okumaya başlarlar..

 Mağdur öğrencilerimizin ve velilerinin, değişik iletişim yöntemleri ile, mümkün olabildiğince basın ve toplantılardan uzak tutulması amacıyla, baskı denecek kadar ağırlığın konması, olayın ayrı bir ironisi..

 Yapanın yaptıklarından ötürü pişmanlık duyup duymadığı, suç tarifi, vicdani kırıntılardan yoksunluk gibi ayrıntılara girmiyorum. Her şeye rağmen rotasyona tabi mükellef öğretmenlerimize inat, oniki yıldır, yerinde sabitesini kurmuş ve dokunulmazlığını lisan-ı hal ile yaşayan birinin pervasızlığı, son yaptı/rıldı/kları ile toplumu rahatsız etmiştir.

 Kabul edilmelidir ki bu sorun kangrene dönüşmüştür. Bu toplumun bünyesi, bu rahatsızlığı kaldıracak gibi değil. İrtica yaygarasının kamufle edildiği bir oyun alanına dönüştürüldü Başörtüsü meselesi.. Kim ne derse desin toplum; kendini rahatsız eden hususların farkına ve fevkıne varmıştır. Bu da şimdilik yeterli görünmüyor. Atılması gereken ciddi ve inandırıcı adımlar var. Sözde yeni düzenleme ve yazılımların oldubittiye getirilmeden, toplumun kabulüne sunulması lazım. Vali şimdilik işten el çektirdi ama, yakın bir gelecekte, kevgire dönüştürülen bir yasalar manzumesi içinden, görevine iade kararı çıkarsa hiç şaşırmayın. Hataların tekerrürü, acıların artmasından ve kimilerinin kıs kıs gülmesinden başka bir işe yaramaz!

 Muktedir bir iktidarsanız; bu işi esastan çözün! Başörtüsü’nü sorun olmaktan çıkarın!

 Halkın yanında yer alan ve söylemlerini seçim meydanlarında değil, çözüm adına teşebbüsleriyle ortaya koyan bir muhalefetseniz; bu işi bir an evvel çözecek yasa ve düzenlemelere, teklif ve önermelere önceliği siz verin ve/ya katkı koyun!

 Bu işten elini eteğini çeken çırak çıkar! Bu işi yürekten çözen ise;

Halkın unutulmayacak gönül ustası olur!

Yeni Anayasa Ustalık ve/ya İttifak mı, yoksa korkaklık ve ertelemelerden oluşan manevra eseri bir imtihan vesilesi mi olacak hep birlikte yaşayarak göreceğiz..

Bu iş; Pansuman Tedbirlerle bir yere varmaz!

 Kördüğüm; sevgide güzeldir, sorunda değil!

Üzmek değil, çözmek gerek!

En büyük vebal; bu ve benzeri sorunları, gelecek nesillerin sırtına bırakmak olacaktır!

  halde Hanımefendiler, Beyefendiler!

Lütfen Çözün! Hem de sonsuza kadar!

 

Sevgi ile kalın..

akt

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
beynaz
09 Haziran 2012 Cumartesi 23:04
okuldan kaçan yaramaz çocuklar
sayın yazar, iktidara gelirken başörtüsü sorununu sosyal anlaşma yolu ile tüm partilerin katılımı ile çözeceklerini vaat etmişlerdir, çıraklık döneminde yapamadılar, kalfalık döneminde beceremediler ustalık döneminde ise lafı bile geçmiyor artık...
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim