• BIST 77.779
  • Altın 128,216
  • Dolar 2,9858
  • Euro 3,3067
  • Adana : 33 °C
  • İzmir : 36 °C
  • Ankara : 31 °C

‘Usta’yla başlamak...

27.01.2015 08:00
‘Usta’yla başlamak...
A.Niyazi SERTKALAYCI / Kültür - Sanat

 

Yazmak zor zanaat. Hele yürek işçisine, gönül işçisine... Evet cesaret ister, yürek ister. Yürekten kasıt Adana ağzıyla külhanbeyi değil. Fotoğraf ise bambaşka zaten. Adı, açılımı ortada ışıkla yazılan öykü. Ya yürekle birleştirilince. Zaten Fotoğraf dediğimiz şey, az birşey amatör ruhtan çıkıp, ince çizgiyle profesyonelliğe adım atmaya başladığınız anlarda ortaya çıkar ve Fotoğraflar Fotoğrafçının Fotoğrafı oluverir artık. Evet, evet aslında o karelerde Fotoğrafçıyı görürsünüz. Fotoğrafçı artık kendi yaşamında kırılma anları dahil olmak üzere, tavan yapacağı zamanın tanığı olarak, anı ölümsüzleştirir ve aslında kelimenin tam anlamıyla kendinin fotoğrafını üretir.

Zanaat dedik, sanat ve zanaat. İşte ince bir çizgi daha. Ne önemi var olur mu? der bir kısım. Olmaz olur mu? der bir kısımda. Yahu ikiside emek . Kolay yola ne ile anlattığımız değil, nasıl ulaştığımız önemli değil mi? Ona bakalım desek peki. Şair diyor ya Yaşadıklarımdan öğrendiğim birşey var. Yaşadıklarımız öğretti zaten, yürek ve beden işçisinin sonu emek kelimesiyle birleşiyor. Tecrübe ediyorsunuz hayatı, yaşamayı o ince çizgiyi anlıyorsunuz.  Belli bir zaman sonra duruluyorsunuz. Kendinize niye demeden edemiyorsunuz. Neden bu yarış...

En kolay sanat dalı derler ya FOTOĞRAF için. bir büyük usta bunları söyler ithafen...

-En iyi makine en iyi fotoğrafı çekseydi en iyi daktiloya sahip olan da en iyi romanı yazardı.

-Sanatçı olmanın en kolay yolu fotoğrafçı olmaktır. Sıkıysa müzisyen ol.  Der büyük usta Ara GÜLER ve devam eder;

-Ben singer dikiş makinesiyle bile fotoğraf çekerim.

-Fotoğraf konusunda şanslıyım çünkü olay beni buluyor.

Sanat olmasına lüzum yoktur fotoğrafın. Fotoğraf tarih olayıdır. Tarihi zaptediyorsun, bir makine ile tarihi durduruyorsun.

Fotoğraf deyince bütün bu yazdıklarıma ekleyeceğim tek bir satır olur. Sanat, evet yürek işçisinin sanatı. Çünkü kendimi en iyi ifade ettiğim, anlattığım platform. Düşüncelerimi harmanlıyorum. Konu bu olunca, susmak ve sessizlik ile sadece üretmek , susup üretmeyi tavsiye etmek olunca, tavsiye ettiklerine bakınca, aynaya kendine bakınca, Sanat yada Zanaat ince çizgi ayarına lüzum var mı diyorum...

Sevgili Dostlar bu ilk yazım.  İlk yazımda bugünlerde var olmamda üzerimde emeği olan iki Adana aşığı, iki fotoğraf üstadı, biri birinin üstadı, bende hem onun, hem de onların nacizane çırağı... Önce birini anlatacam. Bu köşe öyle birilerinin hayat hikayelerini anlatıp, yazıp anma etkinlikleri yapacağımız  köşe değil. Bu köşe ARKA PLAN köşesi. Emin olun bu yazıyı okuyan bir çok gazeteci arkadaş işte o benim ustamı, bana fotoğrafı sevdiren adam gibi adamı bir kez daha saygıyla anacaktır. Çünkü tam bir gönül adamıydı. Çünkü Adana aşığıydı. Çünkü hep doğruyu gösterme, yanlışları kendine has bir üslupla beyefendi ve kibarca yaklaşımıyla çözme taraftarı bir insandı. Hep haylazlar derdi, biz muzip gençlere. Babacan tavırla, o hafif gülümsemesiyle.

O MEHMET BALTACIYDI.. çoğu gazeteci arkadaşımızın, kıyısından köşesinden veya dolaylı olarak mutlaka birşeyler kaptığı. Stüdyosunu bir çok arkadaşa açan, kısa adı AFAD olan Adana Fotoğraf Amatörleri Derneğinin kurucularından. AFAD ONURSAL Başkanı. Bu ünvanı hak ederek alan gönül adamı. 80'li yıların başında işyerini, ekmek teknesini, buhranlı günlerde fotoğraf eğitimi ve fotoğraf  aşkıyla yanıp tutuşan gençlere açan ve o dönemde işinden ödün veren insan... 

 

işte ustayı anlamak, ustayı yaşamak adına, ustaca bir kalemden...

İşte ADANA FOTOĞRAF TARİHİ İÇİN ÖNEMLİ BİR ARKA PLAN...

Fotoğrafa Adanmış Bir Ömür Mehmet BALTACI

Koskoca yaşamınızın başlangıcında sizi geleceğe yönlendiren nedir? sorusu ile karşılaştım fotoğraf sanatçısı Mehmet BALTACI’yı araştırırken… “Doğduğunuz topraklar mı? Yaşamınıza giren bir an mı?” diye sorularına devam ediyor özgeçmişini anlatırken. Hatay’ın Erzin ilçesinin, Gökdere Köyü’nde 1944 yılında doğan Baltacı’nın yaşamını, köye uğrayan seyyar sinemada izlediği bir film değiştirmiş. Sinema makinesinin büyüsüne kapılan Baltacı, henüz 8 yaşında bir fotoğraf makinesi edinerek, anı fotoğrafları çekmeye başlamış. 1952 yılının ve yaşadığı köyün şartları onu bu heyecanından alıkoymadığı gibi, “an”ları ölümsüz kılmak için, köy evinde yorgan altını karanlık oda gibi kullanıp, film sarıp, fotoğrafçılığa ilk adımını atmış.

Entelektüel yapısı, analitik düşünme yetisi yaşının çok ötesinde bulunan Baltacı, fotoğraf tutkusu nedeniyle yaşadığı yere sığamamış, bir gezgin olup, şehir şehir dolaşarak fotoğraf sanatını öğrenmeye başlamış. 

1960 yılında İzmir’de değişik fotoğrafhanelerde; 1968 yılında İstanbul’da Sami Güner ve Ersin Alok gibi ünlü fotoğrafçıların asistanı olarak çalışmaya başlamıştır. 1975 yılında memleketinin “dön” davetine kayıtsız kalamayarak; Çukurova’nın merkezine, Adana’ya taşınmış; Stüdyo 75’i kurarak Adana’da Endüstriyel ve Tanıtım Fotoğrafçılığı’nı başlatmıştı.

 

Stüdyo 75 ve ADANA

1975 tarihine kadar Adana ve çevre illerde, sanayici işadamları İstanbul’dan fotoğrafçı getirtirken, Stüdyo 75 ile birlikte, Adana’da katalog ve ürün çekimleri yapılmaya başlanmıştır. Önce bir avuç fotoğrafçının uğrak yeri olan Stüdyo 75, zamanla Adana’da yaşayan veya şehri ziyarete gelen tüm fotoğrafçıların fikir alışverişinde bulunup, bilgi ve deneyimlerini paylaştığı bir merkez haline gelmiştir. Fotoğrafın bir kağıt parçası olmaktan çıkıp, paylaşılarak izleyici ile buluşmasına, gösteriler yapılıp, sergiler açılmasına, yarışmalar düzenlenmesine öncü olmuştur. Fotoğraf çekim teknikleri, kullanılan lensin ve çekim ayarının fotoğrafa etkisi, siyah beyaz/renkli fotoğraf ayrımı, sanatçının anlatmak istediği konu, fotoğrafın hikayesi bir araya gelen bu grubun en temel tartışma konusu olmuş, izleyicisi ile buluşan fotoğraf Adana’da bir “sanat dalı” olarak kabul görmeye başlamıştır.

 

Adana Fotoğraf Amatörleri Derneği (AFAD) Kuruluşu 

Mehmet Baltacı’nın Stüdyo 75’i adeta bir fotoğraf sanatçıları derneği gibi çalışmasına rağmen, kurumların şahıslardan bağımsız ve ölümsüz olması gerektiğini düşünen; fotoğrafın paylaşılıp tartışıldığı zaman ruh bulup, anlam kazandığını öngören; büyümenin ve gelişmenin ancak örgütlenerek başarılacağına inanan Baltacı, 1979 yılında; Sina Coşkun, Sefa Ulukan, A.Kadir Kaçar, Özcan Atamer, Erdoğan Varol, Kurtar Çakın, Mete Karabulut, Alinur Uğurpakkan, Adnan Güner ile birlikte Adana Fotoğraf Amatörleri Derneği (AFAD)’ı kurmuştur.  BALTACI, 1992- 1995 ve 1998-1999 dönemlerinde AFAD Başkanlığı yapmış, dehası ve çalışkanlığı ile AFAD’ı, Türkiye’nin en önemli fotoğraf derneklerinden biri haline getirdiği için kendisine, AFAD ONURSAL BAŞKANI  ünvanı verilmiştir.

 

Mehmet Baltacı Fotoğraf ve Sinema Müzesi 2008 yılında Adana’da, Türkiye’nin ikinci fotoğraf müzesi olarak kurulmuştur

 

 

Adana Fotoğrafları Arşivi

 

Baltacı, 1960 yılından itibaren 8 defa Türkiye turu yaparak; ülkemizin hemen hemen her bölgesinin ve Adana’nın tarihi ve kültürel dokusunu yansıtan fotoğraflar çekmiştir. Fotoğrafa duyduğu tutkuyu, yalnız kağıda dökmekle yetinmemiş; elindeki belgeleri düzenli ve sistematik bir biçimde saklayarak arşiv fotoğrafçısı olarak da adlandırabileceğimiz bir sistematiğe oturtmuştur. Adana, 1960 ile 1985 yıllarına ait fotoğrafları Mehmet Baltacı arşivinden tanımıştır. Koleksiyonculuk düşüncesi ile fotoğraf makineleri ve çektiği fotoğrafları biriktirmeye başlamış; ölümünden sonra dahi, her fotoğrafın rahatlıkla bulunabildiği muhteşem bir arşiv miras bırakmıştır.

 

 

Mehmet Baltacı Fotoğraf ve Sinema Tarihi Müzesi

 

Baltacı’nın 1998 yılında en büyük hayali, henüz Türkiye’de bir fotoğraf müzesi kavramı dahi yok iken arşivinde bulunan fotoğrafları ve fotoğraf makineleri koleksiyonunu bir müze çatısı altında Adanalı sanatseverlerle buluşturmaktır. Bu konuda, AFAD dönem Başkanı Sn. S. Haluk UYGUR  ile birlikte Kültür Bakanlığı ile yapılan görüşmelerde, Baltacı’ya ait malzemelerin müze olabileceğine karar verilmiş ise de bürokratik engellerden dolayı bu hayalini gerçekleştiremeden 2007 yılında aramızdan ayrılmıştır. Mehmet Baltacı Fotoğraf ve Sinema Müzesi 2008 yılında Adana’da, Balıkesir Ulusal Fotoğraf müzesinden sonra, Türkiye’nin ikinci fotoğraf müzesi olarak kurulmuştur.

 

"Adana Valiliği, Adana Büyükşehir Belediyesi, Altın Koza A.Ş ve Adana Kent Konseyi işbirliği ile bu gün Adana Kültür Sanat Merkezi olarak tarihi Kız Lisesi binasında faaliyet vermektedir. Bu müzenin açılmasında dönemin Altın Koza Genel Müdürü Fevzi Acevit ile birlikte S.Haluk Uygur ve AFAD kurucu Başkanı Sn.  Sina Coşkun’un özel gayretleri olmuştur. Müzede, Mehmet Baltacı’ya ait 145 kişisel fotoğraf makinesi koleksiyonu, 4942 adet film negatifi, 622 adet basılı fotoğraf, 710 adet 6X6 dia , 366 adet kartta dia ve 7.000 adet dijital ortama aktarılmış fotoğraflar ile diğer sanatseverlerin bağışladığı 140 adet fotoğraf makinesi bulunmaktadır. (2012 itibariyle)

 

Mehmet Baltacı’nın ölümünden sonra basılan “Adana Fotoğraf Tarihi, Bir Efsanenin Gözünden, Adana’da Törenler, 50.Sanat Yılı” isimli eserleri, Mehmet Baltacı koleksiyonuna ait tarihi Adana Fotoğrafları ve Adana ve çevresinin envanterlik eserleri bu müzede bilgisayar ortamında, müze ziyaretçilerinin ilgisine sunulmuştur. (www.mehmetbaltacifotografmuzesi.com)

Bir Efsanenin Gözünden…

 55 yıllık sanat hayatında fotoğrafı, “gizem” olmaktan çıkartarak, bilgisini, objektiflerini, karanlık odasını, filmlerini, makinelerini, stüdyosunu kısacası tüm malzemelerini paylaştı dostlarıyla. İyi bir fotoğrafçı olmanın sırrının, iyi bir eş ve iyi bir baba olmaktan geçtiğini her fırsatta ifade ederken, öğrencilerini çocukları gibi görerek, onlara fotoğraf sanatının tüm inceliklerini öğretti.

 

Karanlık oda konusunda bir efsaneydi, teknolojiyi elindeki imkanlarla yeniden yaratır, yaratıcı zekasıyla herkesi hayran bırakarak, pes etmeden, sabırla 7 saat tek bir fotoğrafın başında baskısını bekleyerek mucizeler yaratırdı. AFAD kurucu Başkanı, Dt. Sina Coşkun “Pinhole ile harika fotoğraflar çekilir , tabi baskıyı Mehmet yaparsa…” derken, yol arkadaşının tam bir karanlık oda sihirbazı olduğunu anlatır. Birçok gencin, fotoğraf çekerek para kazanmasına, fotoğrafın bir meslek olmasına, sevilmesine önayak olmuş, önemli fotoğrafçılar, gazeteciler yetiştirmiştir.

 

Ülkem adına en önemli fotoğraf müzesinin ardından, adına yapılan, aralarında Gazeteciler Cemiyet Başkanı  Sn. Cafer ESENDEMİR, ustanın yakın arkadaşı Sn. İsmail GÖRKEM ve şahsımında bulunduğu bir ekiple Ustamızın adını  çok sevdiği çocuklar için, çocuk parkıyla ölümsüzleştirdik. Şimdilerde ise bu çocuk parkında  Seyhan Belediyemizin çalışmalarını görmekteyiz. Belediyemize ayrıca teşekkürü borç biliriz. Çok yakında ustamız adına birçok faaliyetleride planlamaktayız...

Fotoğraf Ustası BALTACI 13 AFAD üyesi ve kursiyerinin, fotoğraf çekim gezisinden dönerken trafik kazasında ölmeleri nedeniyle her yıl geleneksel olarak düzenlenen, 13 Kare Sanat Festivali’nin, 2007 yılındaki töreninde, açılış çanı çaldığı sırada veda etti hayata. Sanata gölge düşürmek istemedi, seremoninin başlamasını bekledi son nefesini verirken…

Bana fotoğrafı sevdiren büyük ustayı birkez daha saygıyla anıyorum.

 

 

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Van'da hain saldırı: 6 asker şehit24 Mayıs 2016 Salı 20:49
  • Anadolu Lisesi'nden sergi23 Mayıs 2016 Pazartesi 11:32
  • Kadın hurafeler ve gerçekler19 Mayıs 2016 Perşembe 06:00
  • Cumhurbaşkanı dokunulmazlıkları referanduma götürür mü?18 Mayıs 2016 Çarşamba 15:54
  • Adana Sedat Memili’ye borçlu18 Mayıs 2016 Çarşamba 09:00
  • Kaçak tur ve rehber denetimi11 Mayıs 2016 Çarşamba 16:01
  • Adana'da elektrik kesintisi08 Mayıs 2016 Pazar 19:00
  • Akyürek'in kızı dünya evine girdi03 Mayıs 2016 Salı 11:08
  • Kadın ve yaşam sayfası02 Mayıs 2016 Pazartesi 06:00
  • Kızılay'a kan bağışı otobüsü26 Nisan 2016 Salı 16:40
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim