• BIST 77.898
  • Altın 128,241
  • Dolar 2,9840
  • Euro 3,3058
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

Utanmanın tarihi

21.04.2016 06:00
Sedat MEMİLİ / Yazar

Sedat MEMİLİ / Yazar

Bazı kavramların tarihsel gelişimi, siyasi tarihten daha ilginçtir.

Tanrım! Utanma’nın tarihini neden yazamıyorum.

Bizi 100 yıl, 50 yıl önce utandıran şeyler bu gün neden ilgi alanımızın dışında?

Neler kayboluyor?

Vicdanlarımız mı? Anlayışlarımız mı?

Sözünde durmamak neden değersizleşiyor?

Necen yalancı olarak itham edilmek artık umursanmıyor?

Tanrım, “ben mi değiştim yoksa zaman mı?”

Elizabeth Batinder, “Bir Duygunun Tarihi” başlığı ile Annelik Duygusu’nun tarihini yazmıştı.

Ben de Utanma Duygusunun Tarihi” konusuna takıldım.

Çok uğraşıyorum; yazamıyorum.

Utanılacak şeyler yüzünden yaşamdan vazgeçenlerle; utanılacak şeylere dayanarak yaşamını sürdürenleri görünce “Utanma Duygusu” konusunda da kafam karışıyor.

“Ahlak yoktur, ahlaki yorum vardır” der Friedrich Nietzsche…

Gerçekten öyle midir?

Örneğin hırsızlıkla geçinen bir ailede birkaç gün eve para getirmeyen bir çocuğu ile baba arasında şöyle bir konuşma geçmiş olabilir mi?

“Lan neden son günlerde eve para getirmiyorsun?”

“Baba, her taraf polis kaynıyor. Her köşede kamera var. Girip bir şey çalamıyorum!”

“Utan! Utan! Yazıklar olsun sana, bir kamerayı aşamıyorsun terbiyesiz. İşine dikkat et!”

Evet, böyle bir konuşma da Ahlak nedir? Utanma bunun neresinde?

*

Başka bir pencereden daha bakayım olaya…

Adam iş yeri açmış. Unlu mamuller, konfeksiyon vs…

Elemen çalıştıracak.

Kendince dindar ve türbanlı eşarplı elemanlar arıyor.

O kadar çok iş arayan var ki…

Birkaç tanesi ile çalışıyor… Sigortalı gösterecek kadar gücü yok. Verdiği ücret zaten asgari ücretin çok altında. Namaz saatlerine riayet ediyor…

En küçük bir aksaklıkta birini çıkarıp, müracaat etmiş olan başka bir elemanı görevlendiriyor.

Bu adama gidip: “Utanmıyor musun kardeşim sen bu elemanları sigrtasız çalıştırıyorsun? “ deseniz de ne dediğinizi anlamaz. Çünkü olayda utanılacak bir şeyin olduğunun dahi farkında değildir.

*

Utanmanın tarihi diyorduk.

Bazı gazeteciler ile yerel yöneticiler arasındaki ilişkilerin tarihi, utanmanın tarihine paralel gider. Çünkü, en namuslu bildiğiniz yerel yönetici, ahlakından şüphe edilen gazeteci ile çalışmayı yetenek ve başarı olarak algılar.

Ancak uzun menzilli düşünecek olanlara söylüyorum, başkalarına atsın diye kiraladığınız el bombaları elinizde patlayabilir.

*

Ne diyorduk utanma tarihi…

Tanrım! Bu utanmanın tarihini neden yazamıyorum?

Ben mi değiştim yoksa zaman mı?

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim