- BIST 77.779
- Altın 127,998
- Dolar 2,9850
- Euro 3,3066
- Adana : 28 °C
- İzmir : 25 °C
- Ankara : 21 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Valimiz Mustafa Büyük ve düşündüklerim

Sedat MEMİLİ / Yazar
Öğretmen sınıfa girer; elinde kocaman beyaz bir kâğıt vardır.
Siyah bir kalemle, kâğıdın bir yerine “siyah bir nokta” koyar ve kağıdı kaldırarak öğrencilere tek tek sorar:
“Ne görüyorsun?”
İstisnasız bütün öğrenciler, “Siyah Bir Nokta” gördüklerini söylerler. Öğretmen:
“Çok üzüldüm. Hiç biriniz elimdeki şu kocaman beyaz kâğıdı göremedi” diye sitem eder.
*
Sayın Valimiz ile ilk görüşmemizde “hoş geldin” sırası vardı. Bizim görüşme hoş geldin sırası değildi. Kendilerine “hoş geldiniz” demedim ve aynen şunu söyledim;
“Bir kente Vali olarak sizlere hoş geldin diyenlere aldırmayın Sayın valim. Hoş geldin demek kültürümüzün bir gereği ve en değerli parçalarından biridir. Konfeksiyon mağazasına girseniz bile tezgâhtar size hoş geldiniz der. Benim için önemli olan hoş gelmek değil; hoş gitmektir.”
Bu memleketten kaçarak giden valilerden gözyaşı ile uğurlanan valilere kadar bir çoğuna tanık oldum.
Şimdi Sayın Mustafa Büyük, bütün gönüllerde “Hoş gidin Sayın Valim” temennisini kazanmış durumdadır.
Köşe Komşum Mehmet Akdoğan’ın yazısını yayımlanmadan okumuştı-um: “Sayın Valimiz, olabilecek en büyük makama terfi etmiştir. Halkın gönül tahtına oturmuştur…” diye tespit yapmış. Katılıyorum.
*.
Devlet memuru değilim. Sade bir yurttaş olarak Valimizi düşündüm. Ve aklımdan geçenler şu oldu; İnsanlar iyiyi seviyor, saygı duyuyor ama maalesef kötüyle iş yapıyor.
İyilik, bir bahar meltemi gibi sessiz, sakin ama kötülük “Bremen Mızıkacıları” gibi gürültücü…
İnsan ruhu çelişkilerle dolu… (Buna yüz yılımızın hastalığı diyorum.)
Eğer bir kişiden kötülük beklemiyorsak, onu seviyoruz ama önemsemiyoruz; değer vermiyoruz. (En kaba örneği, eğer iki kişiye borcumuz varsa, mutlaka önce, bağırtı çağırtı ile tehdit eden alacağını tahsil eder.)
Kötülük yapabilecek olana karşı, dayanılmaz bir itaat duygusu geliştiriyoruz.
Kötülüğün, nedenini anlayamadığım mistik bir çekiciliği var.
Değersizleştiren bir otoritenin kanatları altına sığınmaktan güven duyan bir ruh hali içindeyiz.
İyiyi görme, iyiyi değerlendirme veya iyiye hak ettiği değeri verme, lanetli bir günah gibi algılanmakta.
Sevdiğimiz on kişinin arasında nefret ettiğimiz bir kişi varsa o gruptan uzaklaşıyoruz. On kişiye duyduğumuz sevginin gücü, bir kişiye duyduğumuz nefreti aşamıyor.
“İyi’nin ve ‘Sevgi’nin bu denli dışlandığı bir toplum elbette güzellikleri görmekte zorluk çekiyor.
Güzelliği alkışlamak, iyiye değerini vermek, alınlara sürülmüş kalıcı bir lekenin ötesine geçemiyor.
Olayın en dramatik yanı, kişilerle tek tek görüştüğünüzde hepsi bu görüşleri benimser ve doğrular; o halde bu çirkinlikler neden var?
Adana’yı seviyoruz; Adana bizi sevsin diye ne yapıyoruz?
Öyle tatminsiz bir ruh hali içindeyiz ki, gelişmeleri ve güzellikleri göremiyoruz.
Hırsımız ve tatmin duygumuz sınır tanımıyor.
Dünden bu güne, asayişten güvenliğe, yatırımlardan gelişmişliğe, dünya kenti olma yolunda atılmış adımlara kadar, çevremize bakalım.
Yeterli görmeyelim; daha daha iyi olmasını arzu edelim.
Ama lütfen, gözlerimiz sadece, koca beyaz kâğıdın içindeki siyaha takılmasın.
O beyaz alanı görmeyi ihmal etmeden, Siyah noktayı da görelim. Elbirliğiyle o siyahı ortadan kaldıralım.
En azından iyiye saygı yönünde küçük ama çok önemli bir adım atmış oluruz.
Valimiz Mustafa Büyük’ü düşünürken daha çok şey geçti zihnimden; zihin bu durmuyor ki…
*
Biz beyaz kâğıtları göremiyoruz; aklımız ve zihnimiz siyah noktalara takılmış
Kâğıt siyah olsaydı, asla siyah noktalar görünmezdi.
Siyah noktaları görünür kılan onların beyaz zemin üzerinde oluşlarıdır.
Ne yapalım Valimiz gidiyor…
Allah yolunu ve bahtını açık etsin…
Merkeze alınması mı? Kimse duymasın aramızda kalsın ama bana göre bu durum o insanın kalitesinin ödülüdür.
*
Buna benzer bir yazıyı Sayın İlhan Atış için de yazmıştım. Ve hala aynı duygu ve düşünceler içerisindeyim.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Küçük müdürlerin küçük kapısı27 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- İmam hatipler ve terörizm26 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Ak Partiye öneriler25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Halkın vicdanı harekete geçti22 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- Ateş ve altın21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Orada kaldı20 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Uzak saniyeler19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Darbe'ye darbe18 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Bugün günlerden Dedem Rüstem Dağlı16 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Artık "halk" ithal ediyoruz15 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- İnsanı kaybettim, insan nerede?14 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












