Valimiz Mustafa Büyük ve düşündüklerim

Öğretmen sınıfa girer; elinde kocaman beyaz bir kâğıt vardır.
Siyah bir kalemle, kâğıdın bir yerine “siyah bir nokta” koyar ve kağıdı kaldırarak öğrencilere tek tek sorar:
“Ne görüyorsun?”
İstisnasız bütün öğrenciler, “Siyah Bir Nokta” gördüklerini söylerler. Öğretmen:
“Çok üzüldüm. Hiç biriniz elimdeki şu kocaman beyaz kâğıdı göremedi” diye sitem eder.
*
Sayın Valimiz ile ilk görüşmemizde “hoş geldin” sırası vardı. Bizim görüşme hoş geldin sırası değildi. Kendilerine “hoş geldiniz” demedim ve aynen şunu söyledim;
“Bir kente Vali olarak sizlere hoş geldin diyenlere aldırmayın Sayın valim. Hoş geldin demek kültürümüzün bir gereği ve en değerli parçalarından biridir. Konfeksiyon mağazasına girseniz bile tezgâhtar size hoş geldiniz der. Benim için önemli olan hoş gelmek değil; hoş gitmektir.”
Bu memleketten kaçarak giden valilerden gözyaşı ile uğurlanan valilere kadar bir çoğuna tanık oldum.
Şimdi Sayın Mustafa Büyük, bütün gönüllerde “Hoş gidin Sayın Valim” temennisini kazanmış durumdadır.
Köşe Komşum Mehmet Akdoğan’ın yazısını yayımlanmadan okumuştı-um: “Sayın Valimiz, olabilecek en büyük makama terfi etmiştir. Halkın gönül tahtına oturmuştur…” diye tespit yapmış. Katılıyorum.
*.
Devlet memuru değilim. Sade bir yurttaş olarak Valimizi düşündüm. Ve aklımdan geçenler şu oldu; İnsanlar iyiyi seviyor, saygı duyuyor ama maalesef kötüyle iş yapıyor.
İyilik, bir bahar meltemi gibi sessiz, sakin ama kötülük “Bremen Mızıkacıları” gibi gürültücü…
İnsan ruhu çelişkilerle dolu… (Buna yüz yılımızın hastalığı diyorum.)
Eğer bir kişiden kötülük beklemiyorsak, onu seviyoruz ama önemsemiyoruz; değer vermiyoruz. (En kaba örneği, eğer iki kişiye borcumuz varsa, mutlaka önce, bağırtı çağırtı ile tehdit eden alacağını tahsil eder.)
Kötülük yapabilecek olana karşı, dayanılmaz bir itaat duygusu geliştiriyoruz.
Kötülüğün, nedenini anlayamadığım mistik bir çekiciliği var.
Değersizleştiren bir otoritenin kanatları altına sığınmaktan güven duyan bir ruh hali içindeyiz.
İyiyi görme, iyiyi değerlendirme veya iyiye hak ettiği değeri verme, lanetli bir günah gibi algılanmakta.
Sevdiğimiz on kişinin arasında nefret ettiğimiz bir kişi varsa o gruptan uzaklaşıyoruz. On kişiye duyduğumuz sevginin gücü, bir kişiye duyduğumuz nefreti aşamıyor.
“İyi’nin ve ‘Sevgi’nin bu denli dışlandığı bir toplum elbette güzellikleri görmekte zorluk çekiyor.
Güzelliği alkışlamak, iyiye değerini vermek, alınlara sürülmüş kalıcı bir lekenin ötesine geçemiyor.
Olayın en dramatik yanı, kişilerle tek tek görüştüğünüzde hepsi bu görüşleri benimser ve doğrular; o halde bu çirkinlikler neden var?
Adana’yı seviyoruz; Adana bizi sevsin diye ne yapıyoruz?
Öyle tatminsiz bir ruh hali içindeyiz ki, gelişmeleri ve güzellikleri göremiyoruz.
Hırsımız ve tatmin duygumuz sınır tanımıyor.
Dünden bu güne, asayişten güvenliğe, yatırımlardan gelişmişliğe, dünya kenti olma yolunda atılmış adımlara kadar, çevremize bakalım.
Yeterli görmeyelim; daha daha iyi olmasını arzu edelim.
Ama lütfen, gözlerimiz sadece, koca beyaz kâğıdın içindeki siyaha takılmasın.
O beyaz alanı görmeyi ihmal etmeden, Siyah noktayı da görelim. Elbirliğiyle o siyahı ortadan kaldıralım.
En azından iyiye saygı yönünde küçük ama çok önemli bir adım atmış oluruz.
Valimiz Mustafa Büyük’ü düşünürken daha çok şey geçti zihnimden; zihin bu durmuyor ki…
*
Biz beyaz kâğıtları göremiyoruz; aklımız ve zihnimiz siyah noktalara takılmış
Kâğıt siyah olsaydı, asla siyah noktalar görünmezdi.
Siyah noktaları görünür kılan onların beyaz zemin üzerinde oluşlarıdır.
Ne yapalım Valimiz gidiyor…
Allah yolunu ve bahtını açık etsin…
Merkeze alınması mı? Kimse duymasın aramızda kalsın ama bana göre bu durum o insanın kalitesinin ödülüdür.
*
Buna benzer bir yazıyı Sayın İlhan Atış için de yazmıştım. Ve hala aynı duygu ve düşünceler içerisindeyim.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaretSri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Paaker Mohideen Amza, Vali Mahmut Demirtaş’ı makamında ziyaret etti.
Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandıİçişleri Bakanı Efkan Ala, darbe girişimi soruşturmasında gözaltı ve tutuklama rakamlarını açıkladı
Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandıDiyarbakır’da darbe girişimi ile ilgili başlatılan soruşturma çerçevesine gözaltına alınan 7’nci Kolordu Komutanı İbrahim Yılmaz ve 2’nci Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi Komutanı Tümgeneral Atilla Darendeli tutuklandı.Haber Yazılımı: CM Bilişim




.20160727090929.jpg)












