Ya dövme inancı gereğiyse!

Üniversitede kızların türban takmasına hiç karşı olmamışımdır. Üniversitede okurken türbanlı arkadaşlarımız vardı.
Ancak üniversiteli kızların türban takmasını savunanların samimiyetine hiç inanmadım. Onların derdi siyasetti, hala da öyle...
Kadınlar türban takabilsinler diye cami çıkışı eylem yapanlara hep kuşkuyla baktım. Ama türban takabilmek uğruna sesini duyurmaya çalışanlara saygı duydum.
Bugün üniversitelerde türban serbest.
Demokratik hak diyerek başlanılan türban mücadelesi bugün yine erkekler tarafından siyasal baskı aracına dönüştürülüyor. İleri demokrasiyi dillerinden düşürmeyenler bugün 10 yaşındaki kızların başlarını kapatarak okula gidebileceğini söylüyor. Az daha ittirsek gitmeleri gerektiğini söyleyecek!
Öğrencilerin henüz yapamayacakları tercihleri ailesine bırakıp sonra da bunu “demokrasi” diye kakalamaya çalışmak bu hükümete özgü bir demokrasi anlayışıdır.
Sonra okullara ibadethane zorunluluğu getiriyor, Milli Eğitim Bakanlığı... “Hangi ibadethane?” sorusuna ise yanıt yok. Yarın bir lisede ibadethane diye açılan bölümde farklı inanç gruplarının ibadetleri çakışırsa; aynı güne, aynı saate denk gelirse ne olacak? Yoksa siz ibadethane özgürlüğünü sadece bir dinin bir mezhebi için mi istiyorsunuz? Çünkü yukardaki soruya verecek yanıtınız yok.
“İstenirse ana okulunda bile ibadethane açılmalı” cümlesi de iyi okunmalı. Bunların dindarlığı, siyasette kutsal değerleri kullanabildikleri kadardır.
Laikliğin ne kadar önemli bir kavram olduğu bugün daha iyi anlaşılıyor. Laik devlet; tüm inanç gruplarının özgürce inançlarının gereklerini yapacak önlemleri alır ve hepsine eşit mesafede olur.
Bugün laikliği ayaklar altına alanlar kendi dogmalarını topluma dayatıyorlar. Hem de bunun İslamiyet olduğunu iddia ederek!
Türbanı inançları gereği ilkokullara sokanlar, dövmeyi yasaklıyor.
Yarın biri çıkıp da dövmeyi inancı gereği yaptırdığını söylerse ne cevap verilir?
Milli Eğitim Bakanlığı iyice saçmaladı.
Bence artık adını “Dini Eğitim Müdürlüğü” olarak değiştirmeli...
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu cümleleri sarfetseniz, size inanacak olmamıza rağmen ne kadar iğrelti geliyor dimi bu cümleler. İnancı yüzünden mağdur olan insanlara, kendi nenesini ve dedesini örnek veren zihniyetin söylemlerinden farklı hiçbirşey koyamamışsınız ortaya. Laiklik tarifinizi gözden geçirmenizde fayda olduğuna inanıyorum. Zira laiklik farklı inançlara sahip azınlıkların haklarını korumak üzere çıkartılmış bir safsata iken, bu zihniyetin bir eseri olarak %bilmem kaçı müslüman olan bir devletin, islami inançlarını baltalamak adına bir silaha dönüştürülüyor.
Bir açıklık getireyim; laiklik safsatadır çünkü Osmanlı laik değildi. Laik olmayan Osmanlıda inanç özgürlüğü had safadaydı, buna örnek olarak Ezidileri dahi verebilirim.
Başörtüsü siyasi bir söylem değildir, inancımızın bir gereğidir. Bunu savunan insanları siyaset yapmakla yaftalayan herkes, siyasetin en büyüğünü yapmaktadır. Çünkü siyasi emelleri için Allah'ın emrini tartışmaya açma curetinde bulunuyordur.
vesselam...
15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecekYüreğir Belediye Başkanı Mahmut Çelikcan, Atakent Mahallesi'nde inşaatı devam eden ve Yüreğir'in en büyüğü olacak parkın adının '15 Temmuz Demokrasi Şehitleri Parkı' olacağını söyledi.
Şahin Alpay gözaltına alındıFETÖ/PDY soruşturması kapsamında gazeteci-yazar Şahin Alpay Beşiktaş'taki evinde gözaltına alındı.Haber Yazılımı: CM Bilişim





.20160727090929.jpg)












