- BIST 77.779
- Altın 127,998
- Dolar 2,9850
- Euro 3,3066
- Adana : 28 °C
- İzmir : 25 °C
- Ankara : 21 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Yalan: sen ne tatlısın

Sedat MEMİLİ / Yazar
Yalan, gerçekler ortaya çıkıncaya kadar doğrudur.
Yalanın esas niteliği, gerçekle karşılaştığı noktadır.
Eğer, gerçek ile hiçbir ile ilişkiniz yoksa, yalan “gerçeklerden daha güvenilirdir…”
Gerçek, katı ve vicdansızdır.
Yalan, Kapitalist topraklarda liberal düşüncelerle ekilip biçilen sistemin en değerli ürünüdür.
Faşizm ’den yalanı kaldırın; geriye ne kalır?
Örneğin Türkiye’de özelleştirme uygulamalarından yalanı kaldırın; geriye ne kalır biliyor musunuz? Bu sistemle bizi yönetenlerin ne denli cehennemlik günahkarlar olduğu ortaya çıkar.
Ya da nasıl anlatayım şimdi size övündüğümüz bir şeyi söyleyeyim; Duble yollar…
Neden duble yollar dedim, çünkü bu oluşumun en büyük mimarı başbakanlık ile ödüllendirildi.
Duble yol gerçeğinden yalanları kaldırınca geriye kalan şudur;
Biz üretim yapmadığımız için duble yolları borçlanarak yapıyoruz.
Bu duble yollardan geçecek taşıtları kendimiz üretmediğimiz için dışarıdan ithal ediyoruz.
Dışarıdan ithal ettiğimiz arabaları yabancı bankalardan kredi çekerek alıyoruz.
Kurban olduğum Anadolu’da bir söz vardır; “Bir insanın hem atı hem yolu elinden alınmaz.”
Ama bizim yolumuz da borç, atımız da…
Üstelik yabancı kaynaklı borçla aldığımız yabancı marka arabayı, borçla yaptırdığımız duble yolda yürütmek için borçla aldığımız akaryakıt kullanıyoruz…
Bu evrensel soygun düzeni yalan üzerine kurulu değil mi?
Ama bu gerçek kimseyi mutlu etmez.
Bu gerçek kimseyi mutlu etmediği için boynumuzdaki borç yuları ile kim bizim soyulmamıza daha çok müsaade ederse o ödülü hak eder.
Belediyede otobüs işletmesinin başındaysa ulaştırma bakanı olur, daha da büyür baş bakan olur…
Yalan, insan ruhu ve beklentilerine yanıt vermez.
Yalan, bilimin gerçekliğinin değil, ideolojilerin in ürettiği gayri meşru bir vakadır.
Ama gelin görün ki bütün günahlar kadar tatlıdır.
Geri bıraktırılmış – hatta gelişmiş – ülkelerde demokrasilerden yalanı kaldırın inanın altından “eşkıya çeteleri”nin icraatları çıkar.
Fakat bu eşkıya çeteleri tarihi kendi oluşturdukları için, buna karşı çıkanlar daima “tu kaka” yapılmıştır.
Gerçeği görmeye, anlamaya, kavramaya ve ona göre çözüm aramaya düşman bir toplum yalan ile mutlu oluyorsa; uyandırmamak gerek.
Çünkü yalana inanan bu insanların (bir çoğunun) gönlü öylesine temiz ki, gerçeğin hiç birinden haberleri olmadığı için gerçeğe inandıklarını zannediyorlar.
O nedenle, kendilerine gerçeği söyleyen birine “yalan söylüyormuş” gibi öfkeyle bakıyorlar.
Amuda kalkınca dünya böyle görülür.
Size şimdi bir yalan söyleyeyim;
Hiçbir sorun olmadan tamamen demokratik yöntemlerle seçilmiş başbakanımız hayırlara vesile olur inşallah…
Sakın bundan yalanı çıkarın geriye ne kalır diye düşünmeyin…
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Küçük müdürlerin küçük kapısı27 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- İmam hatipler ve terörizm26 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Ak Partiye öneriler25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Halkın vicdanı harekete geçti22 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- Ateş ve altın21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Orada kaldı20 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Uzak saniyeler19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Darbe'ye darbe18 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Bugün günlerden Dedem Rüstem Dağlı16 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Artık "halk" ithal ediyoruz15 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- İnsanı kaybettim, insan nerede?14 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












