- BIST 77.689
- Altın 128,066
- Dolar 2,9818
- Euro 3,3054
- Adana : 36 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 30 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Yarınlar aydınlık yüzlü insanların olacaktır…

Hasan Çevik / Yazar
“Umut bin bir ayaklı, umut güneşte saklı.
Umut edenler haklı, umut insanın hakkı.”
Bu dizeler Nâzım’ın ruhundan boşuna dökülmemiştir. Bizler de Nâzım ’a kulak vererek umut etmek, en azından var olan umudumuzu yitirmemek istiyoruz.
Ülkenin içinde bulunduğu kaotik durum nedeniyle ne yazık ki hepimiz umutsuzuz, bıkkınız, üzgünüz… Ülkede güzel bir gelecek düşleyen herkes gibi bizler de kâbus dolu günler yaşıyoruz. Tüm değerlerimiz Arap kültürüne âşık bir iktidar tarafından yozlaştırılıyor ama biz buna “Dur!” bile diyemiyoruz. Öyle ki bu yozlaşma ‘çocuk tecavüzü ’nü hoş görebilecek hatta savunabilecek noktalara kadar getirilmiş, heykeller müstehcenlik gerekçesiyle ya kırılıyor ya da kaldırılıyor durumda. Sanata ve sanatçıya saygı sadece yandaşlık boyutunda… Gerçekten ülkemiz adına acı günler, utanç duyduğumuz ve duyacağımız dönemler yaşıyoruz.
Yine de Nâzım gibi düşünüyor
“Yok öyle umutları yitirip karanlıkta savrulmak.
Unutma; aynı gökyüzü altında, bir direniştir yaşamak” diyor ve ekliyoruz;
“Güzel günler göreceğiz çocuklar. Motorları maviliklere süreceğiz..
Çocuklar inanın, inanın çocuklar. Güzel günler göreceğiz güneşli günler…”
Önemli yazarlarımızdan olan Sabahattin Ali, 1933 yılında Sinop cezaevindeyken Edip Akbayram'dan da çok severek dinlediğimiz ‘Aldırma Gönül’ şiirini yazmıştır.
“Dışarda deli dalgalar, dönüp duvarları yalar, seni bu sesler oyalar, aldırma gönül aldırma” sözleriyle hepimize yol gösterici olmuştur.
Kendisi Köy enstitülerinde hocalık yaparken öğrencilere edebiyat sevgisi aşılamış ancak iftiraya uğramış, 'çocuklara komünistlik öğretiyor' suçlaması ile hapse atılmıştır. Ömrü hapishanelerde çile çekerek geçmiş olan yazar dışarıdayken de fakirlikle boğuşmak zorunda kalmıştır.
Yaşamının son yıllarını karpuz hamallığı yaparak geçiren Sabahattin Ali, Bulgaristan'a kaçmak isterken bir kaçakçı tarafından hunharca öldürülmüştür. Katili ise sadece 4 yıl hapis yatmış af ile salıverilmiştir. Bugüne kadar kim halk için hayat için insanca yaşam için bir şeyler yapmışsa ya idam edilmiş ya da yaşadığına pişman ettirilmiştir. İhanet içinde olanlar ise yurdum insanı tarafından hep ödüllendirilmiştir. İşte böyle bir adaleti var maalesef bu toprakların!
Bu kervana nice Denizler, Yusuflar, Hüseyinler eklenmiştir.
Güzel ülkemde insanlık adına bir şeyler yapmak, herkesi kucaklamak ateşten gömlektir giymesini bilene...
Bizler her şeye rağmen Nazımca 'Güzel günler göreceğiz çocuklar' Sabahattin Ali'ce 'Başın öne eğilmesin' demeliyiz, demek zorundayız. Çünkü bu bir var oluş ya da yok oluş meselesidir.
Emin olunuz ki yarınlar aydınlık yüzlü insanların olacaktır, yüzünü karanlığa çevirmiş olanların değil…
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- İkinci islam15 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- İslamiyet terör ve siyaset 212 Temmuz 2016 Salı 06:00
- İslamiyet, Terör ve Siyaset!11 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Kürtçe, Türkçe'nin alternatifi değildir28 Haziran 2016 Salı 06:00
- Yaşar Nuri Öztürk'ün anısına24 Haziran 2016 Cuma 06:00
- Biz birlikte Türkiye'yiz22 Haziran 2016 Çarşamba 06:00
- Unutturulan Filistin ve Filistin savaşçıları20 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- Terörizmin dini imanı olmaz, olamaz13 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- “Muhteşem Bölge “ namı diğer “Ortadoğu”10 Haziran 2016 Cuma 06:00
- Dışişleri’nden Cevap ve düzeltme07 Haziran 2016 Salı 14:23
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












