• BIST 77.779
  • Altın 128,372
  • Dolar 2,9868
  • Euro 3,3082
  • Adana : 33 °C
  • İzmir : 36 °C
  • Ankara : 31 °C

Yaşam sevinci bulaşıcıdır

01.06.2015 12:00
Yaşam sevinci bulaşıcıdır
Sedat Memili söyleşisi

DR. FATMA AKDOĞAN İNSANI YAŞAMA ÇAĞIRIYOR:

YAŞAMA SEVİNCİ BULAŞICIDIR

 

ONKO: YAŞAM SEVİNCİNİN HİZMETİNDE

Geçen yazıma şu cümle ile başlamıştım: Yaşamak tanrının insanlara yaptığı bir şakadır. Ardından bana ikinci kez yaşamı bağışlayan ve Tanrının eli gibi dokunan doktorlardan söz etmiştim. Dr. Aynur Eken, Dr. Fatma Akdoğan ve Dr. Nezaket Erdoğan… Bu gün Fatma Erdoğan ile konuşacağız. Daha doğrusu ben konuşacağım.

Yıllar önce “İçimizdeki Put: İntihar” diye bir kitap yayınlamıştım. Sekiz yılımı alan bir çalışmaydı. Bu çalışmalarım sırasında şunu gördüm; bizleri yaşama çağıran aydın ve bilim adamlarının görüşleri sansürlenmiş; ölüme çağıranlar ise bizlere aydın olarak tanıtılmış.

William James, “Erdem yaşayışımız için elverişli olduğu sürece, pratik fayda sağladığı hallede doğrudur” diyerek, insan faydalı olduğu sürece insandır sonucuna ulaşmıştır. Albert Camus (Ki Nobel Edebiyat ödülüne layık görülmüştür) “Evren rastgeledir, boşunadır, hiçbir sağlamlığa dayanmamaktadır ve sizin için ölümle bitmektedir. Bu aydınlığa varan kişi iki yol tutabilirdi; kendini öldürmek veya evrenin ötesini umut etmek…”

FİLOZOF ÖLÜME DEĞİL YAŞAMA HİZMET ETMELİDİR

Ve Camus sonunda şuna ulaşacaktır: “Uyumsuz insanın bütün yapabileceği, her şeyi olduğu gibi, kendisini de tüketmektir…”

Konuyu uzatmayacağım, bu safsata ve ölüme çağıran düşüncelerin baş aşçısı, Aristippos, çırağı ise Hegesias’tır. Bunlar zaten Felsefe literatürüne “ölüme çağıran” olarak geçmişlerdir. Bu sistemi savunan ekonomistler, edebiyat ve sanatçılar, insanlığı ölüme çağırırken, totaliter rejim de bu sistemi bütün varlığıyla desteklemiştir.

Böyle düşüncelerle yolum ONKO ONKOLOJİ MERKEZİ’ne düştü.

Genelde ziyarete gittiğim bir kurumdu. Orada tanıştığım insanlarla sohbet etmek için gittiğim zaman sistemi ve hastaları görüyordum. Bu cihazların bir gün benim için çalışacağını düşündüm mü? Şimdilik hatırlamıyorum. Burada görev yapan çalışanlar ile zaman zaman sohbetlerimiz oluyordu. En fazla da Onkolog Fatma Akdoğan ile sohbet ediyordum.

Bazı insanlar hayatını kiraya vermiş gibi yaptıkları işin etkisinde kalırlar. Kendileri için hayatta başka bir şey yoktur. Muhasebecidir; gece gündüz muhasebecidir. Kendine ait insan olduğunu unutur; dolayısıyla kendini yenilemeyi de unutur. Bir anlamda yaşamdan kaçmak budur. Ama buradaki insanlar, işlerini büyük bir ciddiyet ve sorumluluk ile yapıyor, onun dışında yaşamı anlamak, kendini yenilemek için kendilerine zaman ayırıyorlar. İşte bu da yaşamı sevmek, yaşama çağırmak ve anlamlandırmaktır.”

“Evet Yaşamı anlamlandırmış olmamız hastalarımıza da olumlu olarak yansıyor” dedi.

OKUMAYAN FACEBOOK FİLOZOFLARI

Sayın AKDOĞAN’a sordum: “Nasıl ve nasıl başarıyorsunuz?”

“Kolay. Bunu başarmak için hiçbir gayret sarf etmiyoruz. Bu bizim doğal halimiz. Biz ne bu filozoflara ne de günümüzün kitap okumayan Facebook Filozoflarına aldırmıyoruz. Sadece işimizi yapmaya çalışıyoruz. Şunu biliyoruz artık; Yaşam sevinci bulaşıcıdır. Tedavi ettiğiniz hasta zaten hasta olduğunun bilinciyle buraya geliyor. O teslim olmuş ruh halinin altında isyan da olabiliyor. Biz şu an Radyasyon Onkoloji alanında dünyanın en yeni teknolojilerini kullanıyoruz. Bu hastamızı sağlığına kavuşturmak için önemli ancak yeterli değil. Bu tedaviyi yapan sistemin bir parçası olarak burada hizmet veren başta biz doktorlar olmak üzere hizmetlilerimize kadar her birimin gözlerindeki huzur ve mutluluk hastalara yansımaktadır. Hastamız bizlerdeki yaşam sevinci, huzur ve kendimizden emin halimizi algılayınca ruh dünyasında bir rahatlama meydana geliyor. Hastalar bu olumlu yanı defalarca bize itiraf etmişlerdir. Bu nedenle yaşama sevinci bulaşıcıdır diyorum.”

DEFİNE HARİTASİ İLE GEZDİM

Ben bu görüşe yürekten inanıyorum. Dr. Aynur Eken, benim ışın tedavisine ihtiyacım olduğunu söyleyince, geldim ONKO Onkoloji Merkezi’ne teslim oldum. Buraya her geldiğimde çayımı keyifle ikram eden Ahmet keskin ve Önay Yavuz bu kez, içlerinde azıcık hüzün ile çayımı ikram ettiler. Beni teslim alacak olan Fizik Mühendisi Emin Karcı ve Tekniker Kadir Caner’i bekliyorum.

Sıramı beklerken tedaviye giren çıkan hastalara bakıyorum. Ama hastalardan daha çok görev yapan insanların tavırları ilgimi çekiyor. Hani o filmlerde gördüğümüz asık yüzlü mahkeme mübaşirlerine benzemiyorlar.

Eh sıra bana geldi. Kadir Caner’i hiç tanımıyordum. Bizi makinenin altına yatırdılar. Fatma Hoca geldi. Ellerinde tebeşir, vücudumu çizmeye işaretlemeye başladılar. Ellerinde bir tek pergel ile gönye eksikti. Sonradan anladım ki, pergel ve gönye işini zaten cihazlar yapıyordu. Bir ışık resitali başladı. Kendimi, vücuduna define haritası kazıtan korsanlara benzettim. Ki tedavi sonuna kadar da bu esprimi, Kadir Bey ile birlikte canlı tuttum.

Gerçekten, daireler, rakamlar, işaretler vs. sanki bir harita saklıyordum. Bu harita ile 15 gün gezdim.

“Sayın Fatma Akdoğan hocam: “Onko Onkoloji Merkezi ne güzel? Kim akıl etti?”

“Kurumsal olarak Kurumumuz ‘Onko Onkoloji Merkezi’ olarak 1990 yılında Onkolog Prof.Dr. ÖnderBerg, Radyasyon Onkologları Dr. Zeki Güran ve Dr. Emin Kamgözen ve Dr. Cemil Kuşoğlu tarafından Ankara’da kurulmuştur. Daha sonra, ilk şubesini Antalya’da, İstanbul Anadolu yakasında açılan 2. Şubeden sonra sırasıyla İstanbul Avrupa yakası ve Adana ve Mersin’de şubeler açmıştır. Radyasyon Onkoloji dalında 25 yıllık deneyim ve günü gününe gelişen olayları izlemenin sonucu olarak Adana’da hizmet vermekteyiz. “

“E, ne kazandınız yani?”

“Ne mi kazandık. Örneğin sizi kazandık. Sizin gibi binlerce insanı yeniden kazandık. Hani siz bunlara parasal bir değer biçiyorsanız, buyurun biçin… Ancak biz ekip pşarak buraya gelen her insanın gözlerine yeniden bir ışık, yeniden bir umut ve sonunda sağlığı ile birlikte yaşama sevinci verebiliyorsak bundan büyük kazanç olur mu?”

Sayın Fatma Akdoğan, anlatacaklarının burasında durdu. Israrla kendisini konuşturmak için;

“Benden ne kazanç olur ki?” diye sinirine dokunmaya çalıştım.

“Söyleyeyim sizden ne kazanç olur. Doktorların bir kısmı görev olarak hasta ile değil, hastalık ile ilgilidir. Vücudunuzun bir bölümünde ağrı vardır. Doktor o bölümü tedavi eder. Daha farklı bir ilişki doğmaz. Ancak biz onkologlar, sadece hastalık ile değil hasta ile de ilgiliyiz. Daha önce de belirttiğim gibi huzursuzluk ne kadar bulaşıcı ise sevinç de o denli bulaşıcıdır. Tedaviye başladığınız zaman hastayı daha yakından tanıyorsunuz. Tedavi dönemleri hastanın duygusal yoğunluk dönemleridir. Her şeyden etkilenir ki gayet doğaldır. İyiden daha iyi; kötüden daha kötü etkilenir. Eğer siz duygu olarak hasta ile bütünleşmezseniz, onu anlayamazsanız inanın tedavi de zorlaşır. Biz bütünleşmeyi başarıyoruz. Eve gittiğimiz zaman, yeniden yaşama kazandırdığımız insanın sevinci eve de yansıyor. Çevremize de yansıyor. İşte bu kazançtır.”

“Sizin bu sevinçlerinizi gördükleri için mi iki çocuğunuz da doktorluk mesleğini seçti?”

“Olabilir. Ama onları yönlendirdiğimi söyleyemem. Oğlum Efe, Başkent Üniversitesi Tıp fakültesini bitirdi. Kısa bir müddet Adana’da görev yaptı. Şimdi İzmir 19 Mayıs Üniversitesi’nde; kızım Ece’de Diş Hekimliği okuyor…”

“Şu an iki doktor annesi olan bir doktorsunuz. Ailecek doktor. Çocukları etkilemediğinize inanmak güç…”

“Yok! Yok! Gerçekten etkilemedim. Kendiliğinden bir etkim olmuşsa olmuştur ama onlar özgür iradeleri ile karar verdiler.”

“Hocam, bu sizin makineler bir garip. Defalarca bu makinelere girdiğimden, insanın haritasını çıkarıp hücrelerine kadar inceliyorlar her halde.”

“Evet öyle. Arızalı bir hücreyi hemen buluyoruz.”

“Ben sizin kimseye bir şey önerdiğinizi duymadım.”

“Doğru. Biz konuya insan sağlığı açısından bakıyoruz. Ticari açıdan değil. Sizin sağlığınıza kavuşmanızın tek nedeni teşhisin erken konmasıdır. Ardından sizin de tedavi esnasında doktorlardan başka kimsenin tavsiyesine bakmadığınızdır. İşte bütün mesele bu… her insanın bünyesi farklıdır. Şunu şöyle yap, bunu böyle yap demek herkes için doğru olmayabilir. Ve her insana uygulanacak tedavi farklı olabilir. Eğer genelleme yapılacaksa neden ayrı ayrı tahliller yapılsın? Sağlıklı yaşamın kendine ait kuralları vardır. Bunu herkes bilir. Ancak Kanser için en önemlisi erken tanıdır. Kendilerini en az altı ayda bir, bilemediniz yılda bir kontrol ettirmeleri gerekiyor.”

Değerli okurlar konunun teknik detaylarına girmek istemiyorum. Kanser tedavisinde 3 yöntem vardır. Cerrahi Onkoloji; radyasyon Onkoloji; Medikal Onkoloji... Bazen bunların biri bazen ikisi bazen de üçü uygulanabilir.

Tamamen benim fikrim: Siz karışmayın. Güveneceğiniz doktoru bulun ve o ne derse onu yapın. Başkalarına kulak kapatın.

Onko Onkoloji Merkezi beni bana yeniden bulduran bir merkezdir. Başta Dr.Fatma Akdoğan olmak üzere Dr. Nilüfer Karabey, Fizik Mühendisi Emin Karcı, Halkla İlişkiler Müdiresi Belgin Üçok, Hemşire Sevtap Akçaz, tekniker ve vücudumdaki haritadan define arayan Kadir Caner ve özellikle her gittiğimde izzet ve ikramlarda bulunan Ahmet keskin ve Önay Yavuz’a önce kendim sonra toplum adına teşekkür ediyorum. Çünkü Dr. Fatma Akdoğan önderliğinde bu ekip, insanlığı yaşama çağırıyor; bütün kötümser filozoflara inat.  

Daha çok bilgi isteyen: www.onko.com.tr adresinde yazmadıklarımı bulabilir.

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:31
  • Beştepe’de kritik zirve27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:22
  • FETÖ mağduru polis adayları Cumhurbaşkanı'ndan yardım istedi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:09
  • TSK darbe girişimi için rakam verdi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:06
  • Korkmakta çok haklısın!27 Temmuz 2016 Çarşamba 13:04
  • Adana’da bir kalp ameliyatı için ilk kez robot kullanıldı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:54
  • Adana'da iş adamlarından da "1 dolar" çıktı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:42
  • Otomobil portakal bahçesine uçtu27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:39
  • Şehit Özel Harekat Polisi Malkav'a son görev27 Temmuz 2016 Çarşamba 11:28
  • 50 polisi şehit eden Pilot Azimetli'nin ifadesi27 Temmuz 2016 Çarşamba 10:55
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim