- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Yaşar Kemal'de üç gelişim evresi

Dr. Ömer ULUÇAY / Yazar
İkinci Cihan Savaşından sonra, Avrupa ve Rusya harap durumdadır. ABD, Rusya'nın Doğu Avrupa Devletleri üzerindeki ideolojik baskısını "Demir Perde"yi görür ve buna tedbir olarak Truman Doktrini ile Marshal Planını devreye sokar. Bir yandan Rusya ihata edilir ve çevresinde "Yeşil Kuşak" oluşturulur, NATO, CENTO devreye sokulur. ABD taraftarı ülkelerin sosyal kalkınması ve toplu savunması için Batı Bloku oluşturulur, BM kurulur.
Hitler yönetiminde saldırgan Nazi Almanya'sı yenildikten sonra, Rusya'daki Komünist Sistem, Batı ittifakı için "tehlike/tehdit" olarak görülür ve Rusya'ya karşı cephe oluşturulur.
Türkiye'de Mustafa Kemal Devri kapanmış ve yerine Milli Şef İsmet İnönü Türkiye'yi idare etmektedir. Savaşın son dönemlerine kadar, taraflar arasında denge politikası yürüten İnönü, sona doğru Almanya'ya karşı savaş ilan etmiş ve Batı Bloku'na katılmıştır. Kısa süre sonra da Almanya teslim olmuştur, Türkiye fiilen savaşa iştirak etmemiş ve ancak diplomatik olarak resmen taraf olmuştur.
Bu yeni dönemde, Marshal Planı ile ABD, üretimin arttırılması yönünde isteyen devletlere yardımda bulunmuştur. Türkiye de bu yardımlardan nasiplenmiş ve özellikle tarımda mekanizasyon/Modernizasyon dönemi başlamıştır. Bu dönemde bilhassa Traktör, biçer-döğer makineleri dikkat çekmiştir. Daha çok tarla sürülmüş ve ekinler biçilmiş, ürün/tahıl ambarlara konulmuştur. Rekolte artmış, tohumlar ıslah edilmiştir. İhtiyaca göre makineleşme yaygın duruma gelmiştir. Öküzün, karasabanın, yabanın dönemi geçmiş, su değirmenlerinin yerini un fabrikaları almıştır. Ekmeği; ocaklar yerine fırınlar ve fabrikalar pişirmektedir.
Modernizasyonun bu olumlu etkileri yanında, sosyal dokuyu, çalışma ve geçinme koşullarını değiştiren ve hatta yok eden gelişmeler olmuştur. El tezgâhlarının, atölyelerin yerini, fabrikalar; çerçi ve bakkalın yerini büyük mağazalar, bonmarşeler, büyük alış-veriş çarşıları almaktadır. Böylece, köylünün büyük kısmı işsiz kalmakta, iş umuduyla şehirlere gelmekte, düşük yevmiye ve gayrı sıhhi şartlarda, uzun süre fabrikada, inşaatlarda çalışmak zorunda kalmaktadır.
Yaşar Kemal, bu dönemde otuzlu yaşlardadır ve gelişmeyi Çukurovada yaşamakta, gözlemlemektedir. Tarım işinde bizzat çalışmış, Çukurova toprağını tanımıştır. Irgat puantörlüğü, çeltik tarlalarında su çavuşluğu, mahkemelerde dava-vekilliği yapmış, köylünün yaşam koşullarını, birbirleriyle, ağa ve beylerle, hükümetle olan ilişkilerini ayrıntılarıyla tanımıştır. Köylerini gezmiş, türkülerini derlemiş, âşıklık yapmış, âşık olmuş, kavgaları görmüş, doğayı tanımış, ağaçları ve yeşillikleri incelemiş, bunların isimlerini yazmış, öykülerini derlemiştir. Kuşlarını, hayvanlarını, mevya ve sebzelerini incelemiş, tatmıştır. Örf ve adetlerini yaşamış, incelemiş ve bunları değerlendirmiş, başkalarıyla kıyaslamıştır. Farklı kavimlerin, dillerinden haberdar olmuş, inançlarını incelemiş, örnek karakterleri saptamıştır. Bunların yanında coğrafyayı, dağı-bağı, akarsuyu, yalakları, yarları, vadileri, kaynak çeşme ve kuyuları incelemiştir. Çukurovada ki tarihi eserleri, öykü ve efsanelerini incelemiş, bunları eserlerinde dile getirmiştir.
Görülüyor ki Yaşar Kemal bir Çukurova ansiklopedisidir.
Yaşar Kemal başlangıçta, yerin, havanın, mevsimin, insanların, bitki ve hayvanatın, ne gördü ve duydu ise onun, hayal ettiklerinin resmini çekmektedir. Bölge insanının dilinden, üslubundan ve sözcüklerinden, şiir gibi kâğıda resmetmektedir.
Bunlar sadece tespittir. Modernizasyon hızla ilerlemekte, gelir farkı ve işsizlik hızla artmaktadır. Çok Partili sistem olunca, sessiz kitle artık dile gelmektedir. Sadece fotoğraf çekmek yetmiyor. O zaman sorunlara çözüm önerileri sunmak zorunlu. Tedbir ve isteklerin bir kısmı, muktedirlerin hoşuna gitmiyor ve yasaklanıyor. Eşitlik, herkese iş, sağlıklı ve süreli çalışma, iş güvencesi, ücretli izin, gelirin adil bölüşülmesi, verginin adil olması, işçinin topraklandırılması ve devletçe desteklenmesi gibi öneriler tehlikeli bulunuyor ve bunu diyenler takip ediliyor, hapsediliyor. ABD'nin antikomünist politikaları hemen benimsenerek, sosyal hakların verilmesini önerenler "komünist" denilerek damgalanıyor, hapsediliyor, tecrit ediliyor. İş bununla da kalmıyor; sosyal ve insani haklar isteyenler için, "bunlar dinsizdir, ana-bacı tanımazlar" deniyor. Sosyal adalet isteyenler, bu suçlamalarla etkisiz duruma getiriliyor, zulümlere maruz kalıyorlar.
Vatandaş uykunun rehavetindedir, kendileri için istenenleri anlayıp özümsemek yerine, sözcülüğe soyunmuşları dışlamaktadır. Sosyal adalet istekçilerini itibarsızlaştırmak için resmi ve sivil kuruluşlar el-eledir. Toplantılarda bunlar Rus casusları olarak damgalanmakta, vaaz ve hutbelerde bunlar lanetlenmektedir.
Bu dönemde köyden-şehre göç hızla artmıştır. Büyük şehirlerin etrafında "gecekondu" mahalleleri kurulmakta, çarşıda "amele pazarları", "yevmiyeci kahveleri" oluşmaktadır. Kazmayı, küreği, orağı, malayı, metroyu eline alan buralara doluşmakta ve bir müşteri-işveren beklemektedir.
Bu toprağa cansız ekilince can verendir, suyu görünce bulgur pilavına dönendir, sarı sıcakta fırın külü gibi yakandır, suyu sıcakkandır. Sinekleri insan etini kerpeten gibi çekendir. Bunun yanında iş-veren, aş-verendir. Fakir-fukaranın geçim kaynağı, ağaların-beylerin zenginliğidir. Bire bin verendir. Envai çeşit börtü-böceğin yatağıdır, kekliklerin, turaçların, geyiklerin, turna ve kazların, kırlangıç ve yarasaların, baykuş ve boz kartalların, şahin ve doğanların mekânıdır. Âşıkların, yiğitlerin, erlerin vatanıdır. Birçok medeniyetin beşiği, farklı uygarlıkların anasıdır. Herkese kucak açmıştır, üzerinde yaşayanların anasıdır, bunları emzirmektedir.
Çukurovada zulüm çoktur. Fakat direnmek ve yiğitçe hak istemek hiç de az değildir. Çukurova'nın yüce dağları Dadaloğlu'na, Gündeşoğlu'na ve nice İnce Memed'lere mekândır. Değişen zaman içinde, İstasyon Meydanı ve Dörtyol Meydanı her fikre, düşünceye tanıktır.
Yaşar Kemal, bütün bunların tanığı, tanıdığı.
Dahası da var…
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Darbe teşebbüsü ve mitingler28 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Mustafa Suphi -127 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Topal Osman'ın başsız bedeni ayaktan asıldı26 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Darbe girişimi sonrası kaos25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Darbe teşebbüsü akabinde olağanüstü hal ilanı (2)23 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Darbe teşebbüsü akabinde olağanüstü hal ilanı (1)22 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- Topal Osman savaşlarda ve Karadeniz'de21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Demokrasi darbeyi yener ve önler20 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Topal Osman ve Mustafa Kemal Paşa19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Darbe teşebbüsü ve meydanların gücü19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Prens Sabahaddin ve Adem-i Merkeziyet (3)16 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












