- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Yatırım düşmanlığı!

Mahmut KORKMAZ / Yazar
Bu memleketin kaderi herhalde. Yapılan her işe karşı çıkmak. Şimdiye kadar nelere karşı çıkılmadı ki. Ne yaparsan yap karşı çıkan bir zümre mevcut.
Birinci boğaz köprüsü, İkinci boğaz köprüsü, en çokta üçüncüsü.
Üçüncü havaalanı de en çok karşı çıkılanlardan. Kuşların göç yolundan tutunda, bölgenin bataklık olduğuna kadar tüm çamura yatma yolu kullanıldı. 'Denizin dibinde Hatçam demirden evler' türküsüne nazire olsun diye Marmarayı yapanlara çamur ne ki. Çamur iş yapılmasını istemeyenlerin yüreğinde. Bataklık saplanıp kaldıkları ideolojik yaşam tarzlarında.
Hidroelektrik santral yapma; dereler özgür aksın. Su aksın Türk baksın. Kürtlerde dahildir bu bakışa.
Nükleer santral yapma; çevre felaketi olur. Dünyanın her yanında olanlara gözü kapalı olanlara ne söylesek azdır bu konuda.
Kömürle enerji üretme dumanı var.
Onu yapma bunu yapma. Elektrikler kesildiği zamanda eline mumu al 'bir mumudur, iki mumdur... bu nasıl iktidardır' türküsü ile dön baba dönelim yap.
Otobanları yapma; doğanın dengesi bozuluyor. Tavşanların üreme alanlarını ikiye bölmüş oluyorsun. Şehir tavşanlarından kırsal tavşanlara doğal desteği anlıyoruz.
Hızlı treni sakın ha yapma. Bize 'demir ağlarla ördük bu vatanı' nutku yeter.
Helikopter yapma, tank yapma, milli gemini yapma, okul yapma hastane yapma.
Memleket hayrına olabilecek bir şey yapma.
Buna benzer tavırları aynen yerel politikalarda da görmek mümkün. Büyüklerin yolundan gitmek isteyenleri görmek kaçınılmaz.
Adana bazında geçmişten bu yana bazı örnekleri vermek lazım.
Merkez Caminin yapılmasından başlayalım. Merkez Caminin yapılmasına önce tüm sol çevreler karşı çıktı. Başta dönemin eski belediye başkanı Selahattin Çolak. Sonra tüm sol güdümlü odalar. Sel gelir camiyi alıp götürürden başlayarak sayısız mazeret sundular. Hilton Otelinin yapım aşaması ise buna benzer itirazlarla engellenmeye çalıştılar. Şimdilerde toplantılarını ve devrim muhabbetlerini oralarda yapıyorlar. Geçmiş geçmiştir hikayesi anlayacağınız.
Merkez Parkın yapım aşaması da çok enteresan itirazlarla karşılandı. Ömrünü tamamlamış portakal ağaçlarının kesilmesini bahane eden kesimler isyan başlattılar. Oysa Merkez Park Adana için yapılan en çevreci projelerden birisi idi. Aytaç Beyin Adana için yaptığı kalıcı bir eser oldu. Şu andaki haline kim itiraz edebilir ki? Dün isyan edenler şimdi keyfini çıkarıyorlar.
Birinci kanalın alt kısmında kentsel dönüşüm kapsamında yapılacak olan Kıyıkent evleri gündeme geldiğinde yine kıyamet koptu. Yine o malum odalar itiraz ettiler. "İstemezük" diyerek. Kimsede "siz kimsiniz oğlum, size ne" demedi. Mahalle sakinlerini doldurarak belediye binasını bastırdılar. Azim Öztürk beklide hayatının en zor günlerini yaşadı. Şimdi ev sahipleri mutlu. Mülkleri üç kat değer kazandı. Güzel evlerde oturuyorlar. Azim Beye söz söyleyenler şimdi ruhlarında nasıllar merak ediyorum.
Tokinumune hastanesi yapılırken durum bundan farklı değildi. Yine aynı engelleme gurubu faaliyete başladı. Mahkeme kararlar ile işi geciktirmeyi becerdiler. Sayın Necdet Ünüvar'ın canını dişine takarak yaptığı mücadele sayesinde hastane tamamlandı. "Uzak kimse gitmez" diyenler şimdi orada tedavi oluyorlar.
Aşkım Tüfekçi Devlet Hastanesine yeni binalar yapılması aşamasında sahte ağaç aşıkları devreye girdiler. Eski binaların eskiliğini eleştirenler, yenisinin yapılmasına karşı çıkmaktaki çelişkiye fark bile etmiyorlar.
Şehir hastanelerinin yapımı ulusal engelleme unsurları ile on sene engellendi. Millet on sene alması gereken konforlu hizmetten mahrum oldu. Günahı yapanların boynuna.
Yeni bomba ise Karşıyaka Devlet Hastanesi konusunda. Bu bina labirent halinde idi. Yıllardır ek yapılarak ortaya ucube bir yapı ortaya çıkmıştı. Bu konu medyada haklı olarak eleştiriliyordu. Eski bina yıkılıyor. Yerine beş yıldızlı otellerden daha güzel bir hastane yapılacak. Yapılacak yapılmasına da itirazılar başladı bile.
Efendim bu hastane ölü yatırımmış. Ne gerek varmış. On beş dakika ilerde Numune hastanesi varmış. Şehir hastaneleri yapılmaktaymış. Her yapılan işe karşı çıkmak için onlarca sebep bulunur. Devlet denen kurum herhalde bir iş yaparken on yıl, yirmi yıl ilerisini düşünmek zorunda. Hastane bakkal dükkanı değil. İhtiyaç hasıl olduğuna zırt diye yapasın. Her yapılana karşı çıkmak iflah olmaz bir muhalefet anlayışından, kıskançlıktan yada yönlendirilmelerden ortaya çıkabilir. Adana gibi iki milyonu aşan bir şehirde üç bin yataklı hastanelerin olması bile ihtiyaca yetmeyebilir. Karşıyaka Devlet Hastanesi iki yüz elli yataklı bir yer. Bölgeye yakışır. Hem ide çok yakışır. O hastanenin yanına yapılan özel tıp merkezi de bölgenin ihtiyacının göstergesidir. Özel sektör ölü yatırım yapmaz.
Yapılana şu veya bu şekilde karşı çıkmaktan vazgeçmek lazım. Toplum buna saygı duymuyor. En büyük hakem olan zaman da bunun tanığıdır.
Bu millet güzel hizmetleri hak ediyor. Bunu bu millete çok görmeyin.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Millet korku duvarlarını yıktı21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Büyük laf konuşma12 Aralık 2015 Cumartesi 06:00
- İç restorasyon veya nefis muhasebesi!27 Kasım 2015 Cuma 06:00
- Şimdi millete hizmet zamanı26 Kasım 2015 Perşembe 06:00
- Paris ve Ankara katliamlarının karşılaştırılması17 Kasım 2015 Salı 06:00
- Bir trajedi ve ihanetin adı cemaat!10 Kasım 2015 Salı 06:00
- Adana seçim analizi06 Kasım 2015 Cuma 06:00
- Çelik irade, siyasi deha RTE05 Kasım 2015 Perşembe 06:00
- Seçim sonuçlarına bakış04 Kasım 2015 Çarşamba 06:00
- Bu yangın yağmurlarla bitecek!10 Ekim 2015 Cumartesi 07:25
- Geçmişi unutmadan yolda yürümek!29 Eylül 2015 Salı 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












