- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Yaylacılara zulüm!

Osman PALAMUT / YAZAR
Tekir yaylasında;
“Yayla mı? Yaylak mı?”
Tartışmalarının ardından, Tapu Kadastro ile Hazine arasında 10 yıl devam eden dava sonunda, olan yine vatandaşa oldu.
Mağdur olan devlet değil devletin hizmetle mükellef olduğu vatandaş oldu.
Devlete güvenerek Tapu Dairesi’ne giden vatandaşlar arsalarının tapusunu alırken olmayan şerh, bürokratik işlemler sırasında Hazine’nin tapularına koydukları şerhle ikinci kez arsalarını almaya hazırlanıyorlar.
Öyle ki vatandaş arsasını ikinci kez satın almak zorunda kalıyor.
Şu çelişkiye bakın, vatandaş;
Tapudan tapusunu alıyor,
Ev yapmak için harcını yatırıp ruhsatını alıyor, inşaatı bitirdikten sonra ise karşısına hazine çıkıyor ve;
“Bu arsa senin değil benim” diyerek, üstüne üstlük günün değeri üzerinden, arsayı tekrar kendisine satmaya kalkıyor.
Haydi buyurun ayırın ayırabilirseniz pirinçleri taşından.
Dünya’da ikinci bir örneği var mı bilemiyorum, ama yapılan bu uygulama tam anlamıyla vatandaşın hakkını, hukukunu hiçe saymaktan başka bir şey değildir.
Hazine yaklaşık bu konumda ki 20 bin yaylacıya zulüm yapıyor.
Zulüm yaparken, hazine bir de vatandaşlar arasında adil davranmayıp ayrımcılık yapıyor.
Nasıl mı?
Hatırlanacağı üzere geçtiğimiz yıl çıkartılan 2B yasasıyla orman vasfı olmayan hazine arazilerinin, vatandaşlara belirlenen bir fiyattan satılması kararlaştırıldı. Tekir’de mağdur edilen yaylacıların verdiği bilgilere göre, 2B statüsünde ki yerler için arsanın günümüzdeki değerinin dörtte biri talep edilirken, 2B statüsünde olmayan vatandaşlardan ise arsanın günümüzdeki değeri talep ediliyor.
Bu uygulama akıl alacak gibi değil.
Bu uygulamaya vicdani bir uygulama diyebilir misiniz?
Bu uygulamaya ahlaki bir uygulama diyebilir misiniz?
Kimse kusura bakmasın, ama Tekir yaylasında yapılmak istenen şey, vatandaşı boğmaktan başka bir şey değildir.
Hasbelkader varını yoğunu yatırıp yayla almış emekli bir vatandaşımız, şimdi hazinenin istediği parayı nasıl ödeyecek?
Birileri çıksın bunun izahını yapsın.
Hatta hazine çıkıp bunu izah etsin edebiliyorsa.
SONUÇ OLARAK;
Beyler ayıptır ve günahtır.
Doğrudur, burada hazine haklı da olabilir, ama vatandaşın suçu ne?
Devlete güvenip gidip tapusunu almış ve tapusunu alırken herhangi bir şerhin olmadığı söylendiği halde, gelinen bu nokta da neyin nesi?
Bizim devlet geleneğimizde devletin vatandaşına zulmü yoktur,
Aksine devlet vatandaşına merhametle yaklaşan ve şefkat eden bir güçtür.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Bilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar27 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Kim bu 25 kişi?26 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Erlerin çoğu serbest25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Darbenin MİLLET düşmanlığı20 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- O erin suçu neydi?19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- İhanet18 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Bu zihniyetin ancak eli öpülür!11 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- En büyük tehlike IŞİD ve PKK30 Haziran 2016 Perşembe 06:00
- Anlaşma tamam ablukaya devam29 Haziran 2016 Çarşamba 06:00
- CHP’li meclis üyesinden şok itiraf!27 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- “Sinekle mücadele Büyükşehir’in görevidir”25 Haziran 2016 Cumartesi 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












