• BIST 77.689
  • Altın 128,066
  • Dolar 2,9818
  • Euro 3,3054
  • Adana : 36 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 30 °C

Yazık değil mi?

09.02.2016 06:00
A.Kadir TUNÇER / Yazar

A.Kadir TUNÇER / Yazar

 

Bir insanın yüreğinde “merhametten eser” olmalı ki “insan” denebilsin o “mahlûk”a!

Fikri ve zikri her ne olursa olsun; şefkat ve merhametten yoksun bir yürek, kelimenin en yalın ve altı çizili haliyle paslı, mikrop yuvası bir mezbelelikten başka bir şey değildir.

Adaletten mahrum akıl, merhametten yoksun yürek, sinede çirkef kokan bir “yük”tür!

Kişinin endazesini duyarlı ve tutarlı kılan yegâne faktör ise; “Öteler Ötesi Kaygısı”dır!

İmdiii;

Aklında ve hatırında “Allah” gerçeği olmayan, öteler ötesi kaygısından uzak yaşayan, birilerinin ipoteği altında geleceğini kurgulayan, gerçek anlamda özgürlüğü Allah’a Kulluk’ta değil de başkalarına kölelikte sananlar…

 Sadece bu dünyayı yaşam alanı olarak benimseyip, sorumluluklarını sırf bu dünyaya endeksli olarak sınırlayan bir anlayışın mahdumu kişi ve/ya kişiler, ne denli makbul olabilir?

Kendi yaşam hakkını, pervasız ve fütursuzca, canı istediği anda başkalarını katlederek savunan akıl kim/lerde bulunur?

Din gerçeğini “afyon” olarak kabul eden, zora düştüğünde kendilerine özgü “Cuma İmamları” oluşturarak, dinde yeri olmayan “milliyetçilik dini” kavramını kendi emelleri için kullananlar ne kadar inandırıcı olur?

Aydınlık ve özgür bir gelecek maskesi altında; dedikleri yapılmadığı taktirde, kendi insanları için kullandıkları tehdit niteliğinde “musluklardan kan akacak” sözünü, insanlığı aratacak düzeyi geride bıraktıracak kadar, daha vahim durumlara taşıyıp haneleri, sokakları, kentleri kana boğup, insanları “kan ve yaş” mağduru yapmak ne menem iştir? Böyle haklı bir istikamet olabilir mi?

Mayın tarlasına dönüştürülen ikametgahların, kin ve kumpas kusan sokakların, canlı kalkan olarak kullanılan insanların “cebren” evlerinde tutulmalarını istemek ve çağrıda bulunmak, hangi masum düşüncenin eseridir?

Binlerce insanın kanına pervasızca giren, yüzbinlercesini perişan eden, içine düştüğü bataklıkta boğulacağını bildiği halde, kendilerine körü körüne bağlı olanları, mağlup olacaklarını bildikleri halde, göz göre göre ölüme gönderen, siyasi analiz ve öngörüden yoksun bir yönetim biçimi ne kadar güvenilir olabilir?

Senin uğrunda öleceğin değer; sadece bu dünya hayatı ile sınırlı tutuyorsa seni, zaten kayda değer değildir! O zaman benim ötelere ait değerlerimi kullanma! Benim değerlerim “kandırılmaya” gelmez!

Ağır sınavın soruları da ağır olur, sonuçları da! Akıbet hayır ise ağırlık hoştur!

Gerisi, berisi, ötesi hatta öteler ötesi adına yazıktır!

Hala yazık ne demektir bilmeyenlerimiz var!

Yazık değil mi?

Sevgi ile Kalın…

akt

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim