- BIST 77.689
- Altın 128,066
- Dolar 2,9818
- Euro 3,3054
- Adana : 36 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 30 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Yazık değil mi?

A.Kadir TUNÇER / Yazar
Bir insanın yüreğinde “merhametten eser” olmalı ki “insan” denebilsin o “mahlûk”a!
Fikri ve zikri her ne olursa olsun; şefkat ve merhametten yoksun bir yürek, kelimenin en yalın ve altı çizili haliyle paslı, mikrop yuvası bir mezbelelikten başka bir şey değildir.
Adaletten mahrum akıl, merhametten yoksun yürek, sinede çirkef kokan bir “yük”tür!
Kişinin endazesini duyarlı ve tutarlı kılan yegâne faktör ise; “Öteler Ötesi Kaygısı”dır!
İmdiii;
Aklında ve hatırında “Allah” gerçeği olmayan, öteler ötesi kaygısından uzak yaşayan, birilerinin ipoteği altında geleceğini kurgulayan, gerçek anlamda özgürlüğü Allah’a Kulluk’ta değil de başkalarına kölelikte sananlar…
Sadece bu dünyayı yaşam alanı olarak benimseyip, sorumluluklarını sırf bu dünyaya endeksli olarak sınırlayan bir anlayışın mahdumu kişi ve/ya kişiler, ne denli makbul olabilir?
Kendi yaşam hakkını, pervasız ve fütursuzca, canı istediği anda başkalarını katlederek savunan akıl kim/lerde bulunur?
Din gerçeğini “afyon” olarak kabul eden, zora düştüğünde kendilerine özgü “Cuma İmamları” oluşturarak, dinde yeri olmayan “milliyetçilik dini” kavramını kendi emelleri için kullananlar ne kadar inandırıcı olur?
Aydınlık ve özgür bir gelecek maskesi altında; dedikleri yapılmadığı taktirde, kendi insanları için kullandıkları tehdit niteliğinde “musluklardan kan akacak” sözünü, insanlığı aratacak düzeyi geride bıraktıracak kadar, daha vahim durumlara taşıyıp haneleri, sokakları, kentleri kana boğup, insanları “kan ve yaş” mağduru yapmak ne menem iştir? Böyle haklı bir istikamet olabilir mi?
Mayın tarlasına dönüştürülen ikametgahların, kin ve kumpas kusan sokakların, canlı kalkan olarak kullanılan insanların “cebren” evlerinde tutulmalarını istemek ve çağrıda bulunmak, hangi masum düşüncenin eseridir?
Binlerce insanın kanına pervasızca giren, yüzbinlercesini perişan eden, içine düştüğü bataklıkta boğulacağını bildiği halde, kendilerine körü körüne bağlı olanları, mağlup olacaklarını bildikleri halde, göz göre göre ölüme gönderen, siyasi analiz ve öngörüden yoksun bir yönetim biçimi ne kadar güvenilir olabilir?
Senin uğrunda öleceğin değer; sadece bu dünya hayatı ile sınırlı tutuyorsa seni, zaten kayda değer değildir! O zaman benim ötelere ait değerlerimi kullanma! Benim değerlerim “kandırılmaya” gelmez!
Ağır sınavın soruları da ağır olur, sonuçları da! Akıbet hayır ise ağırlık hoştur!
Gerisi, berisi, ötesi hatta öteler ötesi adına yazıktır!
Hala yazık ne demektir bilmeyenlerimiz var!
Yazık değil mi?
Sevgi ile Kalın…
akt
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Tarihe düşen cemre!21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Acziyetimizin resmi!04 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Dispepsi!22 Haziran 2016 Çarşamba 06:00
- Halk artık “göbeğini kaşımıyor!”09 Haziran 2016 Perşembe 06:00
- Sorular ve Cevaplar!19 Mayıs 2016 Perşembe 06:00
- İronilerimiz!02 Mayıs 2016 Pazartesi 06:00
- Sayın Vali, Sosyal Hizmetler Vakfına neşter atmalı!13 Nisan 2016 Çarşamba 06:00
- Endişeliyim!01 Nisan 2016 Cuma 06:00
- Türkiye çok olmaya başladı!17 Mart 2016 Perşembe 06:00
- Hâl-i pürmelâl!02 Mart 2016 Çarşamba 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












