Yeni Kaset Çıktı! Koşun!

E harika, kimin kaseti peki? İbrahim Tatlıses mi, Bülent Ersoy mu? Yok, yok Metallica'nın kaseti. Ne kadar satmış peki?
Kaset dediğimiz şey manyetik, içine data, görüntü veya ses kaydi yapilan uzunca bir banttan oluşan bir kutu. Eğlence aracı aslında. Öyleydi bizim için. Arabada tatillere çıkılırken uzun ince yollarda ailece dinlediğimiz, en yakın kız arkadaşımızla kendimizi odaya kapatıp bağıra çağıra şarkıcıya eşlik ettiğimiz eğlencemiz...
"Yeni çıkan kasetimde siz değerli dinleyenlerim için çok güzel şarkılar okudum." derdi sanatçı, "Beğenerek dinleyeceğinizi umuyorum."
45'lik, 60'lık ve 90'lıkları vardı. 45'liği 60'lık falan yapabilirdin aslında, tabi yeterince uğraşırsan. Yeterince uğraşırsan neler yapmazdınki hem.
En üzücü kısmı teybin kaseti sarmasıydı, bant kopmadan el attıysan eğer nazikçe kaseti çıkarırdın teypten. O bant bazen ters döner, bazen kopar ve daha ince işçilik isterdi.
Şanslıysan sadece bir kalem sokup, dişlileri çevirerek kasedi tekrar tekrar dinleyebildiğin gibi, şanssızsanda vidaları sökmen gerekirdi. Kimsenin o bıçak elinde napıyorsun deme durumu yoktu, bildiğin kaseti onarıyordun çünkü. Hepimiz el becerisi oldukça gelişmiş birer tamirciydik.
Sonra kasetçi abiler vardı, severdik onları, boş kasetlere istediğin şarkıcıdan istediğin şarkıyı karışık şekilde kaydettirebilirdin. Korsanın ilk adımları hep o dönemde atıldı. Hepimiz korsancıydık. Malum sadece "A" yüzünün bir numaralı şarkısını seviyorsun diye o kasete o kadar para verilir miydi? Doldurtacaktın kafana göre, dinleyecektin walkman'inde.
Şarkı, türkü dinleme teknolojisinin ortanca çocuğu olan kaset, çabuk tüketti ömrünü. Ne plaklar kadar sevildi, ne cd'ler kadar kullanıldı, pratik bulundu.
Halbuki çizilmezdi, tozlanması problem olmazdı, ıslansa bile kurur ve aynı sesleri çıkarmaya devam ederdi, kopsa yapıştırılırdı dediğim gibi. Vefalıydı.
Kendi sesini kaydedip dinledikten sonra şarkıcı olmaktan vazgeçen çok arkadaşımız oldu. Gerçekçiydi.
Önce yavaştan yerini mp3'lere, cd'lere bıraktı, sonra ayakkabı kutularından çıkarılmamaya başlandı ve en son yatak altındaki tozlu yerlerine mahkum oldular. Kimi saklayabildi, kimi annelerimizin "Çöp ev mi burası?" inadına kurban gitti.
Ta ki bugüne kadar. "Yeni kaset çıkmış!" Eğlenceli değil, gerçekçi mi değil mi belli değil, vefalı desen hiç değil. En fazla söyleyebileceğim şey "çirkin" ve hatta az daha ötesi, "iğrenç".
Görüntüler, kayıtlar, izlenenler, dinlenenler, izleyenler, dinleyenler...Anladık ateş olmayan yerden duman çıkmıyor, anladık kimse çirkinlikte sınır tanımıyor, anladık milletçe başkasının hayatını gözlemeye de, kurcalamaya da bayılıyoruz. Özet olarak özel hayatlardan delil toplama düzeneği kurulmuş, kimse kimsenin gözünün yaşına bakmıyor, ister ses, ister seks, herkes ortaya karışık koyabilecek duruma gelmiş.
Daha önceki "Ne özeli? Genel, genel!" ayıbının görüntülerini izlemediğim gibi artık bir ikisini dinleme gafletinde bulunduğum bugünkü kayıtları dinlemeyi de reddediyorum.
Yaşımın yetmediği rahmetli Menderes'in bebek davasından beri Türk siyaseti bu kadar çirkinleşmiş miydi emin değilim. Ancak 2010'dan bu yana siyasetin şekillenmesi için kullanılan "kasetler" benim artık midemi bulandırıyor.
Daha fazlasını duymaktan, izlemekten, konuşmaktan utanıyorum. Benim güzel ülkem bu çirkinliklerin hiçbirini hak etmedi, bizler de etmedik!
Doğru bu gibi durumlarda sadece bir tanedir. İçerikler doğruysa, ülkenin tek kuruşuna haksız şekilde dokunan adalet önünde hesap versin ve cezasını çeksin. Ancak çeşitli sahtekarlıklarla bunları ortaya koyan insanları da kamu vicdanında hapsedelim aynı şekilde. İki yanlış hiçbir düzende bir doğru etmiyor çünkü. Ve lütfen kimi alkışladığımıza, neyi yücelttiğimize de dikkat edelim.
Mağdur olmadığımız, oldurulmadığımız, utanmadığımız, utandırılmadığımız, onurlu, vicdanlı ve ahlaklı günler dilerim.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecekYüreğir Belediye Başkanı Mahmut Çelikcan, Atakent Mahallesi'nde inşaatı devam eden ve Yüreğir'in en büyüğü olacak parkın adının '15 Temmuz Demokrasi Şehitleri Parkı' olacağını söyledi.
Şahin Alpay gözaltına alındıFETÖ/PDY soruşturması kapsamında gazeteci-yazar Şahin Alpay Beşiktaş'taki evinde gözaltına alındı.Haber Yazılımı: CM Bilişim





.20160727090929.jpg)












