• BIST 77.898
  • Altın 128,241
  • Dolar 2,9840
  • Euro 3,3058
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

Yılın “En”leri!

12.06.2012 11:13
A.Kadir TUNÇER / Yazar

A.Kadir TUNÇER / Yazar

Hayatım boyunca verdiğim en önemli mücadelelerden biri olarak gördüğüm “Marifet ve İltifat” ilişkisi üzerine ne denli çaba sarf ettiğimi dostlarım çok iyi bilirler.. Karaborsasını çokça yaşadığımız bir değerimiz..

Mütekabiliyet ( karşılıklılık ) esasının biraz daha nezih hali.. İyi niyetle yoğrulan eylemlerin servis edildiği nadide bir tepsi.. Hayatın çekilmez taraflarına örülen tahammülden mamül bir istinat duvarı..

Umursuzluğun salgına dönüştüğü bir dünyada, merhamet kanallarının açık olmasını sağlayan bir anlayış hazinesi..

Sevgisizlik ve ilgisizlikten çorak olmuş, kabuk tutmuş yüreklerin inceden ve derinden gelen feryatlarına doğru akan bir rahmet pınarı.. Nadide bir yumuşatıcı, gönül kaynaştırıcı, nezih bir arabulucu, nefisten öte enfes bir kırık, dökük tutkalı..

Yaratan ve Elçisinin muhteşem tavsiyesi.. Kıymetini bir türlü anlamak istemediğimiz bir güzellik.. Marifet ve İltifat!

Bunu uygulayan bireylerin hem arkadaşlıkları hem de dostlukları daha bir güzel boyut kazanıyor. İşveren ve işçi, şirket ve ortakları, eşler arasındaki yaşam anlayışı, üreten ve pazarlayan, yöneten ve yönetilen, kısaca hayatın her santimetrekaresine hitap eden, onu güzelleştiren, hayatı daha bir anlamlı kılmaya katkı koyan bir katma değer şahika!..

Üzerine çok şeyin yazılabileceği bir nadidelik..

Şimdi başta sayın valimiz, belediye başkanlarımız, kent konseyimiz, ilgili bütün birimleriyle kent sorumlularımız!

Bu kentin resmi ve sivil bütün çalışma alanlarında, yöneten ve yönetilenler arasında bir “Marifet ve İltifat” şöleni başlatamaz mıyız?

Hazır Sayın Valimize de “Yılın Valisi” ödülü verilmişken..

Bireyden topluma doğru; teşvik, onurlandırma, başarı performansını arttırma, işin hakkını verene hakkını teslim etme adına takdir, memnuniyet skalasını daha da yukarılara taşımak, kaba bir tabirle nankörlükten uzak durmayı temin etmesi, gerginlik ve stresin yerine hoş esintilerin ve takdir yüklü memnuniyet ikliminin hayat bulması daha güzel olmaz mı?

İlgisizlikten ilgiye, sevgisizlik ve donukluktan sıcaklık ve samimiyete, durağanlıktan akışkanlığa, benlikten bizliğe yol almak daha güzel olmaz mı?

“ADANA BAŞARI ve ONUR ÖDÜLLERİ GECESİ” Ya da “Adana’nın “En”leri Gecesi”…

Gelin kentin dört bir mevsimine yayacağımız; “Başarı ve Onur Ödülleri” gecelerini düzenleyelim! 

Milli Eğitim Müdürlüğü, il çapında en başarılı 10 okul, en başarılı 20 öğretmen, en başarılı, 5 dershane, en başarılı ana okulu, etüd merkezi, öğrenci, aile birliği derneği, en başarılı, bürokrat, memur, işçi, işveren, sivil toplum örgütleri, vakıf ve dernekler, sağlık kuruluşları, sanayi kuruluşları, odalar, dernekler, vakıflar, belediye, muhtar, mahalle, en temiz sokak, en güzel park, bahçe, şehir dışında yaşayıp da kente katkı koyanlar açısından en başarılı kültür elçisi, akademisyen, kaymakam, İmam, idareci, yılın hemşiresi, ebesi, en başarılı yardım kuruluşu, sanatçıları, en başarılı sosyal içermeli proje.. En’lerimizin dibe vurduğu değil, Marifet ve İltifat bayrak yarışıyla göndere çekildiği bir mutluluk iklimini yaşayalım olmaz mı? 

Bunu hak eden kişi ve kuruluşlarımızın işyerlerine; logosu valilik tarafından belirlenecek ve onaylanacak bir sembol bayrak asılsın belirlenecek süre içerisinde.. Ayrıntılar zenginleştirilebilir. İstenirse olmaz mı? Biliyorum! İstemeyi istemek lazım önce..

 Bizden önermesi.. En içten duygu ve düşüncelerimizle.. 

Sevgi ile kalın..

akt

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
ABDULLAH MÜMİNOĞLU
16 Haziran 2012 Cumartesi 17:09
ACİZEMDİR --3
"Mavi Marmara sürecini iyi yönetmede gösterilen performansın, son yaşananlar ışığında, şehid aileleri başta olmak üzere, ilgili tarafları memnun etmediği aşikârdır. Başta hükümet ve dışişleri ve zımnen onların ağızlarına ve işaretlerine bakan etkili bazı sivil kurumlarımızın, kriz sürecini iyi yönetememeleri, arzulanan noktaya getirememeleri üzüntü verici bir realitedir maalesef.."
Diyorsunuz bu paragrafta iki ayrı ve ince bir nüans zımmı ve aleni işliyorsunuz çok hoş.Birşeyler söylemek gere kirse mavi marmara olayını bir sürece yayarak aslında hükümet kendine nefes aldırdığını sanıyor zaman kazanmakla aklı selim hareket tarzı geliştire bileceğini düşünüyordu.
Ve fakat hiçte öyle olmayan bir tabloyla, stk -hükümet ikilisinin kat ettiği mesafe olumlu anlamda bir arpa boyu yol değil maalesef.
Olayın sıcagında oluşmuş olan uluslar arası ve iç kamo oyu ve tüm mahfillerdeki destek çok kötü ve cömertce harcanmış, istisnasız sağlanmış birliktelik okyanus ötesinden çalınan bir düdük ile ve hükümetin tutumuyla dağıtılmıştır ne yazıkki.
Bu gün şehid ailelerini de aşan bir mese var karşımızda;gerek islami sorumluluklarımız gerekse millet olarak olması gereken bu mevzunun sıcaklığını taze tutmak zorunluluğudur.
a)islami hassasiyet taşıyan yapıların -şahısların tüm islami meselelerde olduğu gibi bu meselede de gevşek ve çok yüzlülük sergilediklerini müşahade etmekteyiz.......
b)Hükümet (istisna şahıslar birtarafa) bu meseleyi hala siyasi bir erguman olarak yan cebinde gerektiğinde kullanmak üzere elinin altında tutmaktan vaz geçmemiştir.
(Olayın yeni ceryan ettiği anda kendisini çok sevdiğimiz her makamda görmeyi arzuladığımız sn Bülent Arınç"kimse bizden israile savaş açmamızı beklemesin.."demiş bizi büyük bir eleme sevk etmişti.Yavaşşşş.Sizden kimse savaş beklemedi ama onurlu olmanız beklenmesi kadar normal birşey olamazdı... 9vatandaşınız katledilmiş,sivil yardım götüren vatandaşlarınızın bulunduğu gemiye saldırılmış...ve siz bu sözleri sarf edin bu olsa olsa ONURSUZLUKtur!)
c)Bu ülkenin vatandaşlarını dış tehditlere karşı koruması gerekenler ilk bariz dış düşman saldırısında,içerideki darbelerde gösterdiği başarıları ve hassasiyetleri ne yazıkki gösterememiştir.merak ediyorum acaba o esnada neye odaklanmıştı askerimiz.hemde iskenderun deniz üstü vurulduğu o anlar...
d)Hiç kimse unutmamalıdık ki,dökülen kan bu milletin evlatlarının kanıdır.Bunun üzerinden hiç bir edebiyat yapmadan bu millete bu davanın hakkı her platformda ödenmelidir.Türk halkının dökülen kanı hiç bir konunun pazarlıgı olamaz ... vesselam
sevgiyle kalın
ABDULLAH MÜMİNOĞLU
15 Haziran 2012 Cuma 14:25
ACİZEMDİR --2
3-"Bütün bloklar, sorunlu/kriz bölgesi konumundaki Afganistan, Irak, İran, Suriye coğrafyalarına, BM Güvenlik Konseyini de müdahil kılarak derin hamleler yapmaya çalışıyorlar."
Bu ve bunun gibi benzer olaylarla pek çok kez karşılaşıyoruz fakat öncelikle cephedeki galibiyetleri masada yenilgiye veya yokluğa çeviren makanizmayı ya berteraf etmeliyiz yada ele almalıyız
İslam dünyasının, BM Güvenlik Konseyi'nde en az bir daimi üyeliğinin bulunması Müslümanların kararlılığı olmalıdır.Türkiyenin en çok dillendirecegi ama ne sebebi hikmet ise bu alndada tek laf edilmemektedir...

4--“Ermeni Soykırımı” meselesini gündemine gelince gerek israil gerek batı bunu sorun haline getirmeleride Türkiyenin dış politikalarında geleneklerinden kurtulamadıklarını gösterir.Açmamızda fayda var ama malum...
ABDULLAH MÜMİNOĞLU
13 Haziran 2012 Çarşamba 17:11
ACİZANEMDİR
KİBAR VE NEZAKET DOLU ANLAYIŞINIZI BU YAZINIZA DA AKS ETTİRMİŞSİNİZ.TEBRİK EDERİM.
FAKAT BAZEN NEZAKETİN BİR TARAFA EMANET EDİLECEĞİ DEĞERLENDİRMELERİN YAPILMASI GEREKİR.BUNU DA ÖNEMSEMELİYİZ DÜŞÜNCESİNDEYİM ACZİ KANAATİM OLARAK.
BAZI MULAHAZALARIMI SİZİNLE PAYLAŞMAK İSTERİM İZNİNİZLE.
1-KURESEL HEGEMONYANIN HÜKÜM FERMA OLDUĞU DÜNYADA,ÖZELDE ORTA DOĞUDA TÜRKİYE'NİN STRATEJİK ÖNEM ARZ ETTİGİ VAKIADIR.TÜRKİYE'NİN ÖNEMİ PEK ÇOK AÇIDAN İFADE EDİLEBİLİR(askeri,stratejik,coğrafi,ekonomik,sosyolojik...)
FAKAT BU VE BUNUN GİBİ ALANLARIN HİÇBİRİNDE TÜRKİYE OSMANLI MİRASI ÜZERİNE KURULMUŞ BİR ÜLKECİK OLSA BİLE Bİ HAKKIN KENDİNE DÜŞENİ KENDİNDEN BEKLENDİĞİ ÖLÇÜDE YERİNE GETİREBİLMİŞ DEĞİLDİR.
BİR ÜLKE HALA SAHİP OLDUĞU DİNAMİKLERİ BİR TARAFA BIRAKIP KÜRESEL GÜÇ OLARAK GÖRDÜĞÜ YAPILARIN POLİTİKALARINI UYGULUYORSA O ÜLKE UNUTULAN TABİRİYLE UYDU ÜLKE OLMA KONUMUNU TERK EDEMEMİŞTİR

2-AF BUYRUN HANĞİ SATRANÇ DAN BAHSEDİYORUZ.PEK ÇOK DEĞERLENDİRMECİMİZE VE YAZAR ÇİZERLERİMİZE GÖRE HALA "TÜRKİYE OYNANAN OYUNDA KENDİNE ROL ÇALIYOR."DAVUT OĞLUNUN DEDİĞİ GİBİ;OYUN KURUYOR OLDUĞUMUZ KANAATİNDE BENDE DEĞİLİM...ÇOK ŞEY SÖYLEMEK İSTERİM YER KISITLIĞI MANİ
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim