Yönetimin başarısı adalettir

YÜREĞİR KAYMAKAMI TURGUT SUBAŞI: YÖNETİMİN BAŞARISI ADALETTİR.
DÜŞÜNEN, ÜRETEN VE ADİL PAYLAŞTIRAN BİR KAYMAKAM.
Çukurova Üniversitesi Ramazanoğlu Konağı Kültür Merkezi’nde bu hafta Yüreğir Kaymakamı Sayın Turgut Subaşı’nın konferansı vardı.
İşlediği konu çok hassastı ve konuklar nefes almadan dinledi. “Sosyal Devlet, Sosyal Yardımın Hayata Etkileri ve Yüreğir’de Sosyal yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın Çalışmaları”
Hem geniş, hem güncel ve hem de toplumun öğrenme ihtiyacında olduğu bir konu seçilmişti.
Geniş katılımlı konferanslardan biriydi.
Vali Yardımcısı Azmi Yeşil, Çukurova Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Mustafa Kibar, Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Aytekin Şahin, Yüreğir Kaymakamlığını Daire Müdürleri, Yazı İşleri Müdürü, İlçe Emniyet Müdürü Mehmet Kara, Yüreğir İlçe Jandarma Komutanı Sadık tatar, İlçe Nüfus Müdürü, İlçe Mal Md. Vekili, Müftü Vekili, İlçe Tarım Müdürünün yanı sıra Yüreğir İlçesine bağlı bir çok mahallenin muhtarı ve Yüreğir Sosyal yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı personelinin tamamı müdürleri Emel Keleş ile birlikte oradaydı.
YAPACAKLARIMI DEĞİL YAPTIKLARIMI ANLATMAK İÇİN…
Sayın Subaşı’nı hiç tanımıyorum, ilk kez bu gün tanıştım. Hakkında duyduklarım, disiplinli, plan ve program dâhilinde hareket konusuna hakim, adaletli bir insan olduğudur.
Gözde Ramazanoğlu sunum yaparken, konferans davetinin çok eski tarihe dayandığı ancak bu güne kısmet olduğu notunu düştü. Sayın Subaşı konferansa bu nota yanıt vererek başladı. “Yüreğir’e atandığım zaman bu daveti almıştım. Ancak, henüz bir şey yapmamıştım. Vereceğim konferansta ‘şunu yapacağım, bunu yapacağım’ demek zorunda kalacaktım. Oysa ben huzurunuza biraz geç çıkarak, ‘şunu yaptım, bunu yaptım’ demeyi istedim. Neler yapacağımı değil neler yaptığımı anlatmak istedim.”
Öyle konulara girdi ki, dersine iyi çalışmış demek haksızlık ve yanlışlık olur. Dersin kendisini anlattı. Dersine çalışan bir yönetici gibi değil, ders veren, konusuna hakim bir Anayasa profesörü gibi Sosyal Devlet’in ne olduğunu anlattı. Arada Prof. Ergün Özbudun’un öğrencisiyim demeyi de unutmadı.
Sayın Turgut Subaşı “Sosyal Devlet, Klasik liberal demokrasinin ekonomik ve siyasal temellerini değiştirmeden, sosyal güvenliğin sağlanması, işsizliğin önlenmesi, emeğiyle yaşayanların korunması ve yaşam düzeylerinin yükseltilmesi yoluyla sosyal eşitsizlikleri giderme işlevini yüklenen devlete denir.
Kapitalizmin getirdiği sosyal dengesizlik ve sosyal adaletsizliğe, emekçi sınıflarında gelen güçlü tepkilerin sonucu 20. Yüzyılda ortaya çıkmıştır. Bu kavram daha çok kara Avrupa’sına aittir. Sosyal bakımdan zayıf sınıflara yardım ederek sosyal adaleti ve insan onuruna yaraşır bir yaşam düzeyini sağlama fikrini savunur ve devlete bunu bir ödev olarak yükler.”
Böylelikle Sayın Kaymakam, devletin olanaklarının zayıf sınıflarla paylaşılmasının tarihsel sürecini ve gerekçelerini anlattı. Ve ekledi:
“Sosyal devlet anlayışı, Ergün Özbudun tarafından ‘devletin sosyal barışı ve sosyal adaleti sağlamak amacıyla sosyal ve ekonomik hayata aktif müdahalesini gerekli ve meşru gören bir anlayış’ olarak tanımlanmaktadır.”
Sayın Subaşı Sosyal Haklar konusunda da öğretici bilgiler verdi: “Sosyal haklar; sosyal devletin temel amacı herkese insan onuruna yaraşan asgari bir yaşam düzeyi sağlamaktır. Eğer devlet kendini sosyal devlet olarak tanımlıyorsa şu hakları da vatandaşlara sağlamalıdır.
Çalışma Hakkı; Adil Ücret hakkı; Sosyal Güvenlik Hakkı; Konut Hakkı; Sağlık Hakkı; Eğitim Hakkı…”
“Sosyal adaleti sağlayıcı ortamların sağlanması devletin görevidir.”
“Devlet bu hakları yurttaşlarına vermelidir. Kendimden örnek vermek istiyorum. Artvin’in Şavşat İlçesi’nde doğdum. İlk ve ortaokulu bu ilçede tamamladım. Bakın birçok görevlerde bulundum. Az önce Gözde Hanım saydı. Ve şu an Yüreğir’de Kaymakamlık görevi yapıyorum. Devletin, eğitimden sağlığa bana tanıdığı bu fırsatlar olmasaydı böyle bir görevi üstlenmek mümkün değildi. Bu fırsat eşitliğinin ve sosyal adaleti sağlayıcı ortamların bir sonucudur. Yönetimin başarısı adalettir.
Devlet, üreten, çalışan, ilerleyen ve katkı koyanın önünü açmakla görevlidir, ona engel çıkarmak, önünü kesmek, yolunu kapatmak değildir.
Söyleşinin birinci bölümünde örneklerle konuyu açtı ve aydınlattı.
Bu bölümde söylediği her cümle, büyük bir değer taşımaktaydı.
Sosyal devlet, insan yaşamına ve fıtratına en uygun yapılanmadır. “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” felsefesinin içeriğini kanıtlayarak anlattı.
Konferansın 2. Bölümü Yüreğir Sosyal yardım ve Dayanışma Vakfı’nın çalışmaları ile ilgiliydi.
YOKSULU KORUYAMAYAN DEVLET ZENGİNİ DE KORUYAMAZ
“Sosyal yardım, kişi ve ailelerin kendi bünye ve çevre şartlarından doğan veya kontrolleri dışında oluşan maddi, manevi ve sosyal yoksunluklarının giderilmesine ve ihtiyaçlarının karşılanmasına, sosyal sorunlarının önlenmesi ve çözümlenmesine yardımcı olunmasını ve hayat standartlarının iyileştirilmesi ve yükseltilmesini amaçlayan ayni ve nakdi nitelikteki geçici veya süreli, sistemli ve düzenli karşlıksız yardımlardır. Bu maksatla ülkemizde olduğu gibi bir çok gelişmiş ülkede sosyal yardım sistemleri devletlerin vaz geçilmez bir unsurudur.”
Sayın Kaymakamımız burada Yüreğir’in demografik yapısının sosyolojik bir analizini yaptıktan sonra Yüreğir’de Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın çalışmaları hakkında geniş bilgiler sundu.
Konuşma aralarında çarpıcı olarak şu görüşleri paylaştı:
“Toplumun bakış açısı olarak, önceleri engelli kişileri toplum içine çıkarmaya utanırdık; şimdiyse değil… Artık onların değerli, şahsiyetli insanlar olduğu bilinci yerleşti… Toplumsal bakış açısı değişti…”
“Çin’de devlet en yoğun olarak işsizliği ortadan kaldıracak faaliyet içinde ve bu konuda politikalar üretmektedir… Sanki devletin başka görevi yokmuş gibi, en öncelikli olarak bu sorunu çözmeye çalışmaktadır…”
“Yoksulunu koruyamayan devlet, zenginini de koruyamaz…”
“Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarında görev yapacak personelin niteliği olumlıya doğru çok değişti; eskiden burada görev yapacak ortaokul mezunu insan bulamazdık şimdi ise, yüksek okul mezunlarının dışında, lisans ve lisans üstü eğitim almış olan istihdam edilmektedir…”
“Yüreğir’deki uygulama devletin vatandaşı onurlu gördüğünün kanıtıdır…”
“Yüreğir’de yoksulluk okumamanın nedeni olamaz…”
“Yapılan eğitim desteklerindeki temek amaç insanımızın eğitim kalitesini yükseltmektir….”
Sayın Kaymakam, Yüreğir’de yapılan yardımlaşma faaliyetlerinde başta Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Müdürü Emel Keleş olmak üzere bütün çalışma arkadaşlarına ve daire müdürlerine teşekkür ederek konferansı bitirdi. (Resim-4) (Resim 5)
Çukurova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Kibar, teşekkür konuşması yaptı.
Çukurova Üniversitesi Rektörü Prf.Dr Mustafa Kibar ve Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Aytekin Şahin’in yanısıra İlçe Emniyet Müdürü Mehmet Kara ve Yüreğir Jandarma Komutanı Sadık Tatar’ın teşrifleri ve ilgisi sevinçle karşılandı.
Yüreğir yeni bir ilçedir. Sorunlar ve çözüm yolları açısından bu bir yandan iyi bir yandan kötüdür. Yüreğir Kaymakamı Turgut Subaşı’nın önderliğinde Yüreğir halkının güvenli ellere teslim olduğunu gördüm. Bu ekip, Yüreğir’de çok daha güzel şeyler yapmaya adaydır.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaretSri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Paaker Mohideen Amza, Vali Mahmut Demirtaş’ı makamında ziyaret etti.
Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandıİçişleri Bakanı Efkan Ala, darbe girişimi soruşturmasında gözaltı ve tutuklama rakamlarını açıkladı
Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandıDiyarbakır’da darbe girişimi ile ilgili başlatılan soruşturma çerçevesine gözaltına alınan 7’nci Kolordu Komutanı İbrahim Yılmaz ve 2’nci Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi Komutanı Tümgeneral Atilla Darendeli tutuklandı.Haber Yazılımı: CM Bilişim




.20160727090929.jpg)












