Yüreğir mutluluk açtı

UYUM; DEHANIN SIRRIDIR
Bazen dünyaca ünlü otomobil yarışlarından söz ederim. Otomobil yarışları ilgimi çekmez ancak o yarışlarda gördüğüm bir ayrıntı bana “dehanın sırrı” gibi görünür;
Saatte 300 Km’den daha hızla gelen bir otomobil, yol kenarında ayrılmış bir cepte duruyor. Dört lastiği sökülüp, başka dört lastik takılıyor. Akaryakıt deposu dolduruluyor ve motorun bir takım eksikliği gideriliyor. Bu işleri yaklaşık 20 kişi yapıyor. Ve bütün bu işlemler 10 saniyeden az bir zamanda yapılıyor. Bu esnada rakip otomobiller yarışa devam ediyor. 10 saniyede bu eksiklikleri giderilen otomobil yeniden yarışa dahil oluyor…
Bu 10 saniyelik faaliyetin fotoğrafı, uyumun fotoğrafıdır.
Sadece uyumun değil, olağanüstü bir ahlaki anlayışın da fotoğrafıdır.
Herkes kendi işini yapıyor; hiç kimse diğer kimsenin yaptığı işe bakmıyor, kendi işini dört dörtlük yapmaya çalışıyor.
Yarış böyle kazanılır; bir şehir böyle kurulur…
Ticari anlamda mikro olarak tanıdığım ilk ilçe Yüreğir’dir. Adana Mobilyacılar sitesi henüz yeşil otlar ve kırmızı tuğlalar denizi iken o sitenin idari müdürlüğünü yapıyordu. Yüreğir yeni ilçe olmuş, (Toprağı bol olsun) Sabahattin Eşberk ilk belediye başkanı olarak seçilmişti.
Bazı akşamlar, Mobilyacılar Sitesi’nin hemen girişindeki idare kulübemize (binamız yoktu) gelir, İncirlik tarafından yükselen dolunayı izler sohbet ederdik.
O yıllar, Yüreğir’in bir şehir olabileceği aklımın ucundan bile geçmezdi.
Yüreğir’de küçük esnafın dışındaki her iş adamının evi Seyhan İlçesi’ndeydi.
Bu durum, Sayın Ömer Topçu ile Ahmet Ünal için bir engel sayılırdı.
Bu nedenle Mobilyacılar Sitesi’nin içindeki yolu asfaltlayamamıştık bile… Gerekçeyi de açık açık ifade ederlerdi: “Arkadaş size ne kadar hizmet verirsek verelim, sonuçta siz siyasi tercihlerinizi Seyhan’da yapıyorsunuz…” Sanki suç işleniyormuş gibi.
Zaman, bu görüşün ne kadar ufuksuz ve dar olduğunu göstermiştir.


ÇELİKCAN KAÇAN FIRSATLARI YAKALADI
Yüreğir deyince Adanalının aklına “Devlet hastanesi” ve “Karşıyaka Sanayi Sitesi” geliyordu. İncirlik yolu üzerinde birkaç tane kuruluş henüz, Yüreğir'i çağrıştırmaya başlamamıştı.
Bunları neden anlatıyorum; Yüreğir’li Adana’nın öksüz evladıydı.
Burada görev alanlar Yüreğir’e hizmet konusunda- bana göre gereğini- yapamadılar. Yapmadılar demiyorum; yapamadılar.
Çünkü yeni bir şehir kurmak “dehanın sırrı” diye nitelediğim uyum sayesinde gerçekleşir.
Kaldı ki o zamanlar, Yüreğir deyince geniş bir alan akla gelmezdi. Yani belediye hizmetlerini 40-50 km öteye götürmenin zorunluluğu yoktu.
Şöyle bir tablo çıktı ortaya; Yüreğir yeni bir kent. Bu kenti kuracak olanın önünde şansı var. Kafasında tasarladığı bir kenti kurabilme olanağı var. Bir Seyhan gibi değil. Deyim yerindeyse bakir bir alanda hizmet üretecekti. Belediye başkanları kent kuruculuğunun en önemli aktörü olarak görev yapabilirlerdi.
Ama Yüreğir, bu şansı, Sayın Çelikcan göreve başlayana kadar yakalayamadı.
Fırsatlar kaçtı.
Daha sonra Sayın Çelikcan’ı yakından izlemeye başladım. (mensubu bulunduğu siyasi parti ile yıldızımız hiç barışmamıştır. Ancak bu durum, bir belediye başkanı olarak kendisini objektif olarak değerlendirmeme engel değildir. Sonuçta, yaptıkları da yapmadıkları da ortada…
Biz gözümüzü yumunca, Yüreğir’de tanık olduğumuz muhteşem değişiklikler kayıp mı olacak? Yüreğir’de açan mutluluk çiçekleri mi solacak?
DEVLET CİDDİYETİ VE DAVUT’UN SAPANI
Hz. Davut’un Golyad’la düellosu vardır. Golyad, devasa cüssesi, ağır silahları ve korkunç görünümlü bir devdir. İsrailoğullarından hiç kimse bu dev ile düello etmeye cesaret edemez. Kral Saul şaşırmıştır. O esnada zayıf, çelimsiz çoban olan Davut Golyat ile düello edeceğini söyler. Ve dev karşısında düelloyu kazanır. Hem de elinde sadece bir sapan vardır.
Davut, elindeki tek silah olan sapan ile ağır silahlı, zırhlı, kılıçlı Golyat’ı yenmiştir.
Çünkü Davut, sapanı nereye vuracağını bilmiştir.
Sayın Çelikcan seçilip göreve geldiğinde karşısında Golyat’ı andıran sorunlar vardı.
Bir yanda kozmopolit nüfusa sahip bir ilçe…
Ayrıca sürekli göç alan coğrafyanın merkezi olduğu kadar kent yerlilerinden yaşadığı bir yer…
İmar sorunları, mevzuatlar, yeni plan, istek ve beklentilerin üzerine, büyün köylerin mahalle statüsüne alınması belediye hizmetlerinin yaygınlaşması vs… vs… Böyle bir Golyat buldu karşısında.
Ancak sayın Çelikcan’ın elindeki sapan çok güçlüydü ve nereye atış yapacağını biliyordu.
Birincisi, tanıdığım en ciddi devlet terbiyesi almış insanlardan biriydi.
Gördüğü her salatalığa tuzluğu alıp koşan, olur olmaz her söz ve davranışa müdahil olan bir patavatsız değildi. Yönetmiş Olduğu Karayolları Türkiye Çapında bir organizasyondu ve o ciddi okulun başarılı bir öğrencisi olarak Yğreğir’de seçilmişti.
Bu özelliklerinin üzerine bir “uyum” mimarı idi.
O nedenle, Yüreğir’de herkes kendi işini yapıyor ve kimse kimsenin ne yaptığına bakmıyordu.
Bunun sonucunda ne oldu? Arada bir Yüreğir’i gezerim. Eski Yüreğir’i tanıyan, bilen insan olarak gözlerime inanamadığım gelişmelere tanık olmaktayım.
Yüreğir’in dününü bilmeyen bu günü değerlendiremez. Yeni açılan bulvarlar, devlet hastanesinin modern yapıya kavuşması, Shereton Oteli çevresinde aydınlık alanların oluşması, Eski baraj’ın karşısında yapılmış olan Şehit Jan. Ast. Ersin Koçoğlan Parkı, Yüreğir Kültür Merkezi…
YÜREĞİR’DE MUTLU TABLO
Yapılan hizmetleri listelemek için söylemiyorum. Ancak, Seyhan İlçesi’nden Seyhan nehri kıyısından Yüreğir tarafına korkarak bakılırdı. Nehrin Seyhan yakasından görünen Yüreğir, korkutucu, tehlikeli bir yer algısı yaratırdı. Şimdi insanlar karşıya bakıyor ve imreniyor. (şahsen, ben köprülerden geçip Yüreğir tarafında yürümekten haz alıyorum.)
Sayın Çelikcan’ın bir konuşmasına tanık olmuştum: “2009 yılından buyana Belediyecilikte yükselttiğimiz hizmet standartlarını 2015 yılında daha yukarıya taşıma gayretinde olduk. Takdir edersiniz ki birkaç cümle ile hizmetlerimizi anlatmamız elbette güçtür. 7 yılda ilçemiz büyük değişim yaşadı. Görevi devraldığımızda 158 milyon civarında olan borcu 38 milyona düşürdük. 120 milyon borç ödedik. Yüreğirliyi borç yükünden kurtarırken ilçemize yatırımların önünü açtık. Yüreğir'e bin kişilik Kültür Merkezi, 11 adet Kültür Evi, 13 adet Taziye Evi, 1 Engelli Koordinasyon Merkezi, devasa Kültür Park'ı kazandırdık. Her mahalleye bir Spor Tesisi projemiz devam ediyor. Serinevler Mahallesi'ne ilk kapalı semt pazarını açtık. Kentsel Dönüşüm hamlemiz 9 noktada sürüyor. Kışla 1. etap çalışmaları bitmek üzere 2. etap çalışmalarına başladık. Kozan ve Sanayi Çarşısı dönüşümü ile sadece Yüreğir'in değil Adana'nın çehresi değişecek. İlçemizdeki yol sorununu büyük ölçüde çözdük, girilmedik mahalle bırakmadık. Atakent Mahallesi'ne içerisinde Adana'da ilklerin olacağı Temalı Park çalışmasını başlatıyoruz. Seyhan Nehri kıyısındaki orman fidanlığı alanını da dönüştürüp devasa bir park yapacak Adanalının hizmetine sunacağız” diyordu.

Yüreğir ilçesinde neler olup bittiğini insan gezerek görebilir. Her şey meydanda. Bir de meydanda olmayan bir konu var: Yüreğir’de bulunan tarihi değerler.
Dün Vali yardımcısı Sayın Şükrü Çakır ile görüşmem vardı, Valilik Bahçesinde “çocuklar gibi şen” koşturan İl Kültür Müdürü Sayın Sabri tari’yi gördüm. Balonu ve horozlu şekerine kavuşmuş çocuk gibi sevinçli: “Sedat Bey! Sedat Bey! Misis’te kazıya başlıyoruz. Yüreğir Belediyesi ile birlikte…”
Hop! Mob! Ne oldu demeye kalmadan sevinçten uçtu gitti.
Eğri oturup doğru konuşalım Misis Antik Kenti yeni değil, yaklaşık 5.000 yıldır orada duruyor. Ve onu gün ışığına çıkarıp, “ hedefimiz 1 milyon turist” projesinin bir parçası haline getirmek bu yönetime kısmet oluyor.
Alkışlamayalım mı?
Misis Antik Kenti Mitolojilere mal olmuş, tarihte bir çok uygarlığa tanıklık etmiştir. Bu Çelikcan ve Sabri Tari gibi müdürlerin başarısı ancak Adana’nın ve coğrafyamızın kazancıdır.
ESER, SAHİBİNDEN UZUN YAŞAYACAK
Ölümsüzlük kenti Misis konusunda sayın Çelikcan için şunu demiştim: Eserleri insanlar uzun yaşar. Ve hatta bazı eserler, onu yapanı da aşar ve başlı başına bir kimlik edinir.
Eyfel Kulesi hakkında herkesin zihninde bir çağrışım vardır; ama onun mühendisini bilen pek yoktur.
İnsan, bir anlamda eylemlerimin toplamıdır.
Elbette yaşadığımız sürece eylem yaparız, ancak bu eylemler sadece ve sadece kendi şahsımız içinse o eylemleri sıfır ile çarpın geriye sıfır kalır…”
Sayın Çelikcan Yüreğir Merkezli Adana için hizmet vermektedir ve Yüreğir artık öksüz ve sahipsiz bir evlat değildir…”





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Haber Yazılımı: CM Bilişim







.20160727090929.jpg)












