- BIST 77.689
- Altın 128,066
- Dolar 2,9818
- Euro 3,3054
- Adana : 36 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 30 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
"Zamana uyanmak"

A. Niyazi Sertkalaycı / Fotoğraf Sanatçısı
Ben bugün beni kaybettim. Ben olmadan beni. Daha bilmeden beni. Tanımadan, tanıyamadan beni... Gecenin bir yarısı klasiklere uyanarak. Permeperişan. Suya hasret kalmış toprak misali. Tanımak gerekir miydi illa? En güzel fotoğrafı hayal ettiğimiz olarak düşünürsek, uçurtmadan yoksun geçmiş iki önceki hikaye ve sonraki ve benimki. Son bulacak biliyorum gecenin bilmem kaçında. Noksanında, tamında. Her güzel şey son bulmadı mı sanki.

Üstad Veli'nin Oğlu'nun dediği gibi;
Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum.
-021.gif)
Anlatamıyorum işte. Önce öyle sonra böyle olamıyorum. Neyse odur diyorum. Kader yazıldığı gibi. İşte böyledir bu havalar. Kimi bakar Baharın gelişiyle neşe ve coşku yaşar, kimisi de karamsarlık ve anlatamadıklarını döker.
-022.gif)
Hep yorarız kendimizi. Kimimiz amaçsız, kimimiz amacı doğrultusunda. Gün yetmiyor der dururuz. Oysaki zamanı doğru kullanamıyoruzu hesap etmeyiz. Koca Darwin 3 saat çalışırmış. Biliyor muydunuz? Demek ki hesap kitap ve görev dağılımı işi bu. Bununla birlikte kaybettiğimiz sağlımız nasıl gelecek. Derin darbeler açıp içten içe bizleri karamsarlığa sürükleyen olgular. Hepsinin içinde yoğrulup gidiyoruz işte dimi. Gitmeyelim. Dur diyelim. Kendimle başladım. Geç oldu demeden.
-008.gif)
Şu hayatta tüm insanların eşit olarak sahip olduğu tek şey olan ZAMAN'ı, daha etkin kullanmak için doğru planlama yapılıp öncelikleri belirlemek gerekir. Eşit olması çok iyi olması bir yana öte yandan, geri dönülmesi, durdurulması, depolanması, yenilenmesi, satın alınması olmayan tek bir kaynaktır. Evet gün 24 saat ama herkese 24 saat. Bir tek bana değil yani. Onun için anlat hemen kısa sürede sevgili Ben. Sessiz bir gecenin sabahında, sıcacık yataktan kalkıp, uyanamayan şehri uyandırmak gibi bir şey bu. Böyle başlamak işte. Ve yine o telaşla Dörtyol ağzından Çakmak Caddesine veya tam da caddeye baktığımız yerden Küçüksaat'ten Dörtyolağzına gitmek işte. Çalışan, üreten, emekçi insanları seyretmek. Bu dönem dolap içerisinde olmak ve insanların yer kapma kavgasını izlemek. Sende onlardan birisi olmak. Bir dakikayı bile harap etmemek, üretmek. Sanayide, tarımda, yürek işçiliğinde yer almak bu döngü içerisinde. Namus meselesi bu yani, ekmek kavgası, dik onurlu bir duruş bu, ruh haliyle helalinden rızık bu.
-008.gif)
-008.gif)
Sorarım kendime, uykusuzluk ne zaman başlamıştı. Hatırlamıyorum. Bir hastalıkmıdır bu. Enerji aynı ise nasıl olsa ileride hayallerle kucaklaşacak. Bir kaç ay önceydi. Kırık bir kapıdan izliyordum hayallerimi. Çocuksu ve gülünç. Kendi hayallerimi. Buydu getiren işte zaman-uyku-üretim isteğini. Gelecekti biliyorum. O kapı boşa açılmamıştı. Beklenen kişi gelecekti. Ve doğruları, hakkı getirecekti. Ben bir söz vermiştim kendime asla doğru bildiğimden vazgeçmeyecektim. İnatla hırsla doğru bildiğim yolda ilerlerken iyi olmanında kötü olduğunu, bazen kötü olmanında iyi olabileceğini anlamıştım. Bedel ödenecekse bu yolda ödemeyede hazır olmayıda öğrenmiştik. Aslında hayat böyle birşey değildi. Alt tarafı bir fotoğraftı. Neyi paylaşamıyorlardı. Çok kompleks bir şey değildi oysa. Bazen doğru olanı yapmak yanlıştan geçsede, az öncekilere ben bile inanmadım. Doğru tektir. Ve değişmez. İlahi adalet er geç banada, herkesede lazım olabilir. Sanırsın hayat aslında doğruya doğru, yanlışa yanlış yapmak. Yok arkadaş öyle birşey. Doğru gece başını yastığa koyduğunda verdiğin cevaplar. Nefret, inat, kin, öfke ve her türlü dalavere şerle mücadele kullanıma açık olabilir. Toplumda, işyerlerimizde hatta eğitim yuvalarımızda bile kötü insanların ahlaksızlıkları, bazı insanların bu duygulara sahip olamaması nedeniyle sınırları zorlamakta. Sırf iyi olacağım diye nefret kin öfkeyi hayatının değerleri ve kurallarının dışarısına çıkaran insanlar var. Maalesef bu insanlar hep yanı başımızda. Babasının bağ bıraktığı, alıp değerleri yüklediği insanlar boşluktan yararlanıp bu fani dünyada bırak üzümü, koruğu az görmüş anasına, babası rahmetli olunca.
-007.gif)
Kıymetli okurlar zaman kavramıyla yola çıkıp zamanı harmanladık bu hafta. Kim ne yaparsa kendine yapar. Bugün günü kurtarmak adına yaptıkları yarın kendisine dönecek insanlardan olmayı nasip etmesin Mevlam. Oysaki üç günlük dünya. Onurunla yaşa, şerefinle öl. Bizim köklerimizden babamızdan aldığımız en büyük miras. Bir kez daha sevgi, saygı, hakkaniyet ve muhabbetle...
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- PRAG bu işleri14 Haziran 2016 Salı 09:54
- Yurttaş gazeteciliği31 Mayıs 2016 Salı 09:56
- By KUKLA 224 Mayıs 2016 Salı 09:56
- Dinginliğin şehri: Mersin17 Mayıs 2016 Salı 09:55
- "Adana’yı fotoğraf kurtaracak"03 Mayıs 2016 Salı 06:00
- Ve Arka Plan Fotoğraf Derneği kuruldu26 Nisan 2016 Salı 06:00
- Sado Ağa'nın oğlu Tahir ÖZGÜR14 Nisan 2016 Perşembe 06:00
- Medeniyetler şehri: HATAY05 Nisan 2016 Salı 06:00
- Karnaval ve Adana29 Mart 2016 Salı 06:00
- Aşkın ‘N’ hali22 Mart 2016 Salı 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












