• BIST 77.898
  • Altın 128,241
  • Dolar 2,9840
  • Euro 3,3058
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

Zekeriya Soydan: Desperate Housewives ve hatırladıklarım

23.03.2015 06:04
Zekeriya SOYDAN / Editör

Zekeriya SOYDAN / Editör

 

Ödüllü oyuncuların yer aldığı bu Amerikan Dizisini çok sevmiştim, Umutsuz Ev Kadınları.. Aklımda kalanları, gönlümde en çok yer eden karakterleri kendimce anlatmak istedim! Mary Alice Young intiharı seçen, dizinin ölü kadın karakteriydi.. Oğlu Zach vardı.. Kocasının ismi ise..? Hatırlayamadım bak! Neyse sebeplere ve ayrıntılara çok girmeyeceğim. Aklımda da zaten bir kaç ana karakter ve hoşuma giden sahneleri dışında hiç bir şey kalmamıştı.. M.A. Young, bizlere geride bıraktıkları arkadaşlarını anlatmakla mükellefti.. Gerçekte varlığından söz edilemeyecek, kurgularda oluşturulmuş bir kasaba Wisteria Lane’ın dubleks, tripleks karışımı yaşam alanlarında geçiyordu bu sıradan görünen hikayeler..

Birazda Mike Delfino da kendimi  görüyor gibiydim.. Benden rahat otuz yaş büyük olsa bile.. Yöneticimiz dizi karakterleri değil ama benzerliklerimiz mevcuttu. Walt Disney ürünü olmadığı sürece hepsi hayatın yansımalarıydı bir açıdan. Mike karakterinde, tamirci, tesisatçı gibi görünen criminal teması işleniyordu.. Para, silah, peşini bırakmayan geçmiş, ölen bir eş, yalnızlığında teselli bulduğu köpeği..

Susan Mayer ise Mike’ın mahalleye taşınmasından beri gözüne kestirdiği eşinden boşanmış ve akıllı kız Julie’nin annesi karakterindeydi. Kızı akıllıktan öte bilmiş olmasına karşılık annesi tam tersi sakar, saftirik elmer pozunu veriyordu sürekli kameralara.. Sakarlıklar ve salaklıklar birleşince ortaya çok güzel görüntüler çıkıyordu.. Eminim bütün ekip bazı bölümlerde sırf Susan’a gülmüşlerdir.Sakarlığından ev yakması gibi.. Bir bölümündeyse Susan, Mike’ın köpeğine bakacaktı. Anahtarı vardı. Mike bir sorundan dolayı evden ayrılmak zorundaydı. Ama döndüğünde göreceği manzara karşısında hiç de hoşnut olmayacaktı.. Susan ise evde dolabın birini kurcalarken Mike’ın hiç tanımadığı yüzünü görmeye başlayacaktı. Köpeği beslemeye uğraşıyordu ancak ummadığı bir şeye el attı. Para ve silah.. Bir tamircinin evinde yüklü miktarda para ve silahın olması ilginç geldi ne kadar da saftirik elmer olsa.. Tabiki kapının çalması ile korkudan ne yapacağını şaşıran Susan, Mike’ın geldiğini sandı ancak gelen farklı biriydi. Bulduğu paraları ve silahı alıp üst kata kaçmıştı. Bu seferki sakarlığı pahalıya patlayacaktı. Klozetin üstüne çıkıp camdan dışarı bakarken, Mike’ın bakması için emanet ettiği köpeğinden korkup klozetten bir anda döşemelerin üzerine düştü ve parkeleri kırarak evde üst kattan alt kata doğru bir delik açtı, orada da sıkışıp kaldı. Korkuları ve sakarlıkları başına çok kötü işler açmıştı. Kapıda bekleyen adam ise belli bir süre sonra gitti. Şimdi sırada Mike vardı. Mike eve geldiğinde kapıyı çalmıştı ancak delikte sıkışıp kalan Susan, Mike’ı bir süre kapıda bekletti. Mike kapıyı kendi anahtarı ile açtığında sakar Susan’ın sıkıştığını gördü ve imdadına yetişti. Ancak bir anda Susan’ın paraları ve silahı attığı lavaboyu  fark edince  onu derhal evden kovdu.. Mike yaşam tarzının öğrenilmesinin pek taraftarı değildi.

Bree Van De Kamp ise eşi ve çocuklarıyla mutlu görünen ama titizlikten ve düzen hastalığından ötürü tercih edilmeyi zorlaştıran sinirli bir karakterdi. Eşi, Bree’yi aldatıyordu da zaten. Bree’nin mimiklerini anlamak zordu. Ne ağlıyor ne de gülüyor gibi bir ifade vardı suratında ve hiç bir zaman eksik olmuyordu. Anlık atraksiyonları ise onu daha da zor bir kadın haline getirmişti. Ama her ne olursa olsun o değişik yüz ifadelerini çözmek matematik problemi gibiydi formülü bilsende hep atladığın bir şeyler olacaktı.. Aslında ifadeler yüzüne çok oturuyordu. Oyunculuk böyle bir şey olsa gerek. Karakteri yaşatıyordu resmen..  Ve gelelim Gabrielle Solis’e önceki hayatında modellik yapıyordu. Eşi Carlos ile tanışmadan önce. Bir defilede karşılaşmışlardı. Bu tip bana hiç güven vermiyordu. Hislerimde ise yanılmamıştım. Aldatmak kavramı sadece dizilerde empoze edilen birşey olamazdı da aslında diziler yaşanmışlıkların kesitleriydi. Bu dizi aşırı şekilde aldatmaları da içeriyordu. Gabrielle’nin genç bahçivanla yaşadığı bi dolu entrikalar gibi..

Gelelim en sevdiğim karaktere Lynette Scavo, dört çocuğu olduktan sonra kariyeri bırakıp ev kadını olmayı seçen fedakar bir anneydi. Lynette’nin çocuklarıyla başı her zaman dertteydi. Çünkü yaramaz afacanları yerinde tutmak oldukça güçtü. Lynette bu zorlukların üstesinden gelebilmek için çeşitli yollar denemişti ancak işler bir türlü yolunda gitmiyordu. İyi bir dadı bulmak ve keyfine bakmak istiyordu. Buldu da. Ancak genç ve güzel dadının çekiciliği Lynette ve kocası tarafından kısa zamanda evin içinde fark edilmişti. Lynette tekrardan çocuklarıyla baş başa kalacağını henüz kestiremiyordu. Bir gece Lynette ve kocası uyumaya çalışırken dadı evde herkesin yattığını düşünerek çamaşırlarını çamaşır makinesi atmak için harekete geçti. Kıyafetlerini çıkarınca çıplak kalacaktı. Evdeki bir anlık hatası işinin sonu olacaktı. Kahve makinesini kapatmak için aşşağı inen Lynette’in kocası, genç dadıyı bir anda çıplak halde görünce gözlerini kapattı. Hiç bir şey olmamış gibi Lynette’in yanına çıktı. Durumu anlattı. Tabiki Lynette de genç dadıyı işten çıkardı..Çünkü Lynette kocasına, kocası da Lynette’e aşıktı ve birbirlerini çok seviyorlardı. Durumdan ikisi de zarar görmemek istiyorlardı ve aralarındaki sorunu hayatlarından ekarte ederek giderdiler.O yüzden bu dizide en sevdiğim karakter ve hatırlayamadığım bir çok özel yönü çocuklarına ilgisiyle Lynette Scavo olmuştur. Oyunculuğu, suretinde güneş gibi parlıyordu.

Anlattıklarım Desperate Housewives’ı tavsiye etmek amacını gütmemektedir.Dizi bile olsa güzellikleri görüp anımsamak gerektiğini öneriyor.. Yeni bir dizi değil. Bende ilk çıktığı günden itibaren takip etmedim, internet üzerinden seyrettiğim seriler arasında. Altyazılı ideal çünkü seslerinde dublaj olmadığı sürece oyuncuların aksanları, tonlamaları daha da keyif verici oluyor.

Gerçek isimlerine de ihtiyaç duymadım o yüzden dizideki isimleriyle anlatmak daha doğruydu.

Zaten ben Lynette karakterini Lynette adıyla ve seçkin tavırlarıyla benimsemiştim..

Alışkanlıklardan vazgeçmek zordu, dizi karakteri bile olsa!

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim