- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Zengin ama mutsuz insanlar topluluğu

Orhan Göktaş / Yazar
ZENGİN AMA MUTSUZ İNSANLAR TOPLULUĞU!
Herkes bir birinden şikayetçi; öğrenci, öğretmen, veli, çevre, yönetici, bürokrasi, doktor, hasta, polis, mühendis, işçi, patron hepsi muhatabını suçlar oldu.
Eğitim düzeyi yükseldikçe şikayetin dozu da artıyor.
Gittikçe daha mutsuz, daha umutsuz bir topluma dönüşüyoruz.
Eskiden zorunlu eğitim beş yıldı, sekiz yıla çıktı, sonra on iki yıla ama şikayetler daha da arttı.
On iki yıl okuyup liseyi bitiren bir genç eğer iyi bir üniversiteye girememiş ise, niteliksiz bir eleman olarak boş geziyor. Zamanında bir meslek öğrenemediği için de sonradan öğrenmesi ve uyum sağlaması zor oluyor. Kendisi ve ailesinin hayatı adeta zindana dönüyor.
Hele bir de iş imkanı az olan bir üniversite bitirmiş ise bu durum daha da katlanıyor.
Daha da vahimi iyi bir üniversite bitirip yüksek gelirli bir meslek sahibi olunca da genellikle insani ilişkileri zayıf, hazcı, maddeci, konformist, aileden ve çevreden kopuk, dar bir sosyal çevrede yaşayan insana dönüşüyor.
Anne baba kıymeti bilmeyen, nene ve dedesi hiç umurunda olmayan, amca, dayı, teyze, hala gibi akrabalarla bayramdan bayrama o da tatile filan çıkmamışsa görüşen insanlara dönüşüyor.
Huzur evlerinde kalanların çocukları genellikle okumuş, yüksek gelir sahibi insanlar.
“Vali olmuşsun ama adam olamamışsın” deyimi bu durumu özetlemektedir aslında.
Eğitim sistemimiz her halükarda istenmeyen bir insan tip çıkarıyor.
Bu kötümser tabloda istisnalar var tabi, onlar “imalat hatası” olarak yetişenler. Aile veya çevre eğitim sistemi dışında alternatif bir eğitim metoduyla sistemin verdiği zararları ortadan kaldırıp, istenen bir insan modeli çıkarabiliyor arada.
Okumuş meslek sahibi, kültürlü, örf ve geleneklerini bilen, sorumluluk sahibi, kazancını paylaşabilen insan sayısı o kadar azaldı ki çevremizde.
Okullarda bilgi ve davranış sadace maddi karşılığı olan bir değeri elde etmek için öğretiliyor. Anlatılan konu ile ilgili öğrenci öğretmenine;
- Öğretmenim bu konuyu bize niye anlatıyorsunuz ki, ne işimize yarayacak? Şeklinde bir soru sorduğunda, öğretmenin cevabı;
- Yavrum bu konuda sınavda soru çıkacak, bilmeniz lazım.
Şeklinde ise çocuk o konuya çalışıyor, aksi takdirde çalışma ve öğrenme ihtiyacı dahi duymuyor.
Eğitim “iyi insan yetiştirmek” mantığı ile verilmeli, öğrenci “hakikati/gerçeği/doğruyu öğrenme” peşinde koşmalı. Öncelik bu olmalı meslek ve para sonra düşünülmeli.
Aksi halde zengin ama mutsuz insanlar topluluğuna dönüşeceğiz.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- PKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör13 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- Ahlak ile edep arasındaki fark09 Mayıs 2016 Pazartesi 06:00
- Eğitimdeki yozlaşmaya karşı ahlak eğitimi25 Nisan 2016 Pazartesi 06:00
- Göç olgusu15 Nisan 2016 Cuma 06:00
- Terörün kaynağı emperyalist devletlerdir28 Mart 2016 Pazartesi 09:59
- Çanakkale bir kurtuluş reçetesidir19 Mart 2016 Cumartesi 06:00
- Fikir beyan etmekten korkar olduk!14 Mart 2016 Pazartesi 06:00
- Kadın yerini bilecek!09 Mart 2016 Çarşamba 06:00
- Kürt sorunu mu, Kürtlere yapılan zulüm mü?29 Şubat 2016 Pazartesi 06:00
- Suriye eski hal muhal; ya yeni hal ya izmihlal22 Şubat 2016 Pazartesi 06:00
- Hayata bakış ya da yaşam felsefemiz15 Şubat 2016 Pazartesi 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












