• BIST 77.898
  • Altın 128,241
  • Dolar 2,9840
  • Euro 3,3058
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

Zorlu dönemeç!

29.09.2012 09:02
A.Kadir TUNÇER / Yazar

A.Kadir TUNÇER / Yazar

Tarihe not düşülecek zorlu dönemeç!

 1 Ekim 2012 tarihi, bir gün öncesinden mayalanan bir hamurun pişirim zamanı.. Geleceğimizi ilgilendirmesi açısından oldukça önemli..

 Başbakanın 30 Eylül’deki konuşması ve yeni vizyona çıkacak AK Partililer, öte yandan bunun gölgesinde kalmış gibi görünen ve aslında ciddi bir konuşma metninin olmasını düşündüğüm Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül’ün TBMM’de yapacağı yeni dönem açılış konuşması.. Bence göz ardı edilmemeli. 

 Kabul edenlerin/sevenlerin olduğu gibi karşı çıkanların/sevmeyenlerin ve/ya da kerhen de olsa destekleyenlerin var olduğu bir realitemiz: Ak Parti..

 Başbakan Erdoğan’ın son kez aday olacağı bir kongre..

 Alışılmışın dışında bir konsept ile yapılacağı ön hazırlıklarından belli.. Olumlu veya olumsuz olarak telakki edilebilecek kanaat değişikliklerine rağmen, geleceğimize katkısı asla yadsınamayacak bir gerçeğimiz! Umalım ki; katkılar ve sonuçları, ülkemize, coğrafyamıza, dünyamıza hayırlar katsın! Bizimkisi dua ve temennidir..

 Katılımcıların çeşitliliği, dünyanın değişik coğrafyalarından yapılan davet ve katılımcılar açısından mini bir birleşmiş milletler topluluğunun bir araya gelmiş hali gibi..

 En başta bizim açımızdan; verilecek kararlar, sunulacak öneriler, seçilecek şahsiyetler büyük bir önem kazanıyor.

 Balkon konuşmaları oldukça benimsenen Başbakanın bu kongredeki olası sunumu kendisinin verdiği ipuçlarıyla daha da belirginleşiyor gibi..

 Önce yeni katılımlar, yeni vizyon ve bir zamanlar..

Yeni vizyonu temsil edecek olanların vitrine çıkması, asıl iskeletin muhafazası ile birlikte harmanlaştırılacak.. Rafine bir oluşum için, özenli bir stratejik manevra bekliyorum!

Öncelik; Ak Parti öncesi Türkiye manzarasının istatistikî ve sosyopolitik görüntüsü, içine düşülen çıkılmaz kaotik ve bıktırıcı halin bir değerlendirilmesi,

 Bilâhare; Ak Parti iktidarının ilk yılları, bir şiir yüzünden çekilen mahkumiyetler, Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül’ün öncesi, hükümet etme sıkıntısı ( Sezer dönemi ) ve sonrası, son seçim istatistikleri, anket çalışmaları, duble yollar, eğitim, sağlık ve ekonomik kalkınma hamleleri, merkez bankasının muhtemelen yüz milyar dolar bulan rezervi, IMF’ye borcun bitmesi bir yana IMF’ye borç verilmesi gerçeği, yapılan hizmetlere ilişkin bir dizi muhasebe sunumu..

 Daha sonra; üstü örtüldükçe sırıtan ve alenen bıktıran bir savaş haline dönüşmüş terör ve dış politikaya ilişkin olarak verilecek mesajlar.. Komşularımızda hüküm süren kargaşa ve Türkiye’nin politik tavrının haklılığına ilişkin savunma ve öneriler.. Başta Mısır olmak üzere Türki Cumhuriyetler, Yunanistan ve Kıbrıs, Mavi Marmara/Filistin/Gazze bağlamında İsrail, Irak ve Kuzeyinin meskun yöneticilerinden beklentiler, Ermeni lobisi ve Fransa başta olmak üzere, AB Ülkelerine giriş ve “siz yapmasanız da biz oluruz” duruşu.. Rusya, Çin ve İran’a, Suriye bağlamında çağrılar ve tüm zamanlarımızın şaşmaz müttefiki ABD’ye özel mesaj ve göndermeler..

 Bunların arasına sıkıştırılabilecek detay konuları dile getirmiyorum.

 Kardeşlik, birlik ve beraberlik temennileri ve 2023 Hedeflerinin sıralanacağı, bizleri biraz da olsa şaşırtacak vaat ve önerilerden oluşacak uzunca bir sunum diye bekliyorum.. Kısacası bir ustalık manifestosu beklenmekte..

 Bizlerin beklentilerimizin çetelesi ise bütün bunlardan daha da uzun..

 Sadece bazı satırbaşları..

 En başında Yeni, yeniden bir Anayasa..

İçi bizim için, bize göre, hepimizi kuşatan ve rahatlatan bizden bir çalışma olmalı..

 İç Hizmet kanununun 35. Maddesi başta olmak üzere, darbe sözcüğünü bütün hafızalardan resetleyecek, adil, hizmet ve vatandaş odaklı, birlik ve bütünlüğümüzü koruyacak, inanç ve düşünce özgürlüğünün teminat altına alınacağı, seçim kanunu, inanç kriterlerimizin dikkate alındığı yeni bir Gıda Kodeksi’nin hayata geçirilmesi, başörtüsü özgürlüğü, nefret suçunun çerçevesinin uluslar arası normlara göre yeniden dizayn edilmesi, kutsallarımıza hakaretin ciddi sınırlar ile tecziyesi, ademi merkeziyetçiliğin dikkate alınması, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, Yönetim mekanizmalarının önemli noktalar açısından mümkün olduğunca atamadan ziyade seçim ve/ya da halk tercihleri esas alınarak yapılması, sınır bölgelerimizdeki karakolların bir an evvel sayılarının stratejik konumları içeren noktalar dışında azaltılarak kale kollara dönüştürülmesi, bir an evvel modern ve profesyonel orduya geçilmesi, her alanda dışa bağımlılıktan kurtaracak ar-ge çalışmalarının çok da zaman kaybetmeden hayata geçirilmesi, devletin; bütün kurumlarıyla, ulusal ve/ya yerel ölçekte bulundukları konum itibariyle Sivil Toplum Örgütleriyle sürekli iletişim, istişare ve işbirliği içinde olması, olabildiğince okuma salonlarının arttırılarak teşvik edilmesi, gençlerimizin paralı ve pahalı eğitimden kurtarılması, eğitim ve sağlık başta olmak üzere, tüm emekçilerin yaşam haklarına saygı duyularak yaşam ve görev kalitelerinin yanı sıra sayılarının arttırılması, STK’lara özel teşvik ve desteklerin verilmesi, dernekler kanunun yeniden dizayn ve revize edilmesi, kabahatler kanunun içine düştüğü gülünçlüklerden kurtarılması ve yeniden düzenlenmesi, yök’ün ve 12 eylül kalıntılarının tedavülden kaldırılması, ne işe yaradığını halkımızın pek bilmediği rtük ucubesine yeniden şekil ve sağlıklı bir görev anlayışının verilmesi, trt’nin halkın sırtından devşirdiği ve elektrik faturaları yoluyla tahsil edilen haksız kazanca son verilmesi, kayıp kaçak bedeli ve sair kart aidatları gibi sırtımızdan vuran uygulamalara dur denmesi, devletin mümkün olduğu kadar, vatandaşa götürülen ve verilen hizmetleri kontrol etme görevini üstlenmesi, denetçi sayılarını ve kalitesini arttırması, bürokrasi cumhuriyetinin lağvedilmesi, yöneticilerin başarı skalasının, halk tarafından belirlenecek yöntemlerle, memnuniyet derecesine göre şekillendirilmesi, istihbarat birimleri arasındaki güç ve farklılık didişmelerine son verecek yapılandırmaların bir an evvel yapılması, devlet personeli olan herkese hediye ve promosyon verilmesi yasağının konması, Mavi Marmara Şehitleri’nin ulvi şahsiyetleri bağlamında, ailelerine devlet nezdinde onurlu bir nişanın verilmesi ve (kabul etmeme onurlu duruş beklentilerine rağmen) maaşa bağlanması, şapka kanunu, işlevini yitirmiş tekke ve zaviyeler kanunu, müruru zamana uğramış işlevsiz pek çok görünürde olan ama hiçbir kıymeti harbiyesi kalmamış kanunların tedavülden kaldırılmaları, gürültü ve seyr-ü sefer konusunda yeni bir düzenlemeye gidilmesi.. Heybe o kadar dolu ki; bitti sanmayın!

 Beklenti ve talep makamıyız.. İcra yemeden İcra makamına sunulur!

Hayrolur İnşallah!

 

Sevgi ile kalın..

akt 

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim